![]() |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Bu bölümde Sesbilgisi tüm yönleriyle değil, Türkçe’nin kullanımında ortaya çıkan sesle ilgili yanlışların düzeltilmesine kılavuz olabilecek yönleriyle ele alınmıştır.
Kullanım kolaylığı açısından transkripsiyon işaretleri kullanılmamıştır. Sadece uzun söylenmesi gereken ünlüler için ilgili ünlüden sonra : işareti kullanılmıştır. a:det gibi. Ses ve Harf Alfabe Ünlü Fonemler Yazı Diline Ait Ünlüler Anadolu Diline Ait Ünlüler Yazı Dilindeki Ödünç Sözcüklerde Bulunan Fonemler Ünlü Fonemlerle İlgili Özellikler Ünsüzler Yazı Diline Ait Ünsüzler Anadolu Diline Ait Ünsüzler Yabancı Sözcüklere Özgü Ünsüzler Ünsüzlerle İlgili Özellikler |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
SES BİLGİSİ - Ses ve Harf
Ses ve harf kavramları en çok karıştırılan kavramlar arasında yer alıyor. Konunun uzmanı olmayan kişiler zaten her iki kavram için de sadece harf terimini kullanırken, uzmanların da ses ve harf'i aynı anlamda kullandıkları görülebiliyor. Ses, ciğerlerden gelen havanın oluşturduğu titreşimler, duyma organları tarafından algılanan fiziksel niceliklerdir ve dili oluşturan en küçük birimdir Harf ise bu sesleri gösteren sembollerdir ve doğal olarak bir ses için her alfabede farklı semboller kullanılabilir. SES BİLGİSİ - Alfabe Sesleri gösteren harflerin belli bir sıraya dizilmiş bütünü alfabe olarak adlandırılır. Yunan alfabesinin ilk iki harfi olan alfa ve beta sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. abece adı ile de karşılanmaktadır. Alfabeler, harflerin sesleri, heceleri ya da sözcükleri göstermeleri açısından üç bölüme ayrılırlar. 01.11.1928 tarihinde kabul edilmiş olan Latin kökenli Türk alfabesinde yer alan 29 harf şu biçimde sıralanmıştır: Aa Bb Cc Çç Dd Ee Ff Gg Ğğ Hh İi Iı Jj Kk LI Mm Nn Oo Öö Pp Rr Ss Şş Tt Uu Üü Vv Yy Zz Latin kökenli Türk alfabesi sesleri gösteren, yani sesçil bir alfabedir ve sözcüklerin ön sıradan (ince) ya da art sıradan (kalın) oluşunu ünlüler belirlediğinden, g, k gibi ince ve kalın biçimi bulunan ünsüzler için birer harf kullanılması yeterli görülmüştür. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
Ünlü Fonemler
Türk yazı dilinde bulunan sekiz ünlü fonem (a, e, ı, i, o, ö, u, ü ) çeşitli açılardan sınıflandırılabilir. SES BİLGİSİ - Ünlü Fonemler - Ünlü Fonemlerle İlgili Özellikler Önlük-Artlık Uyumu: Yaygın olarak büyük ünlü uyumu adıyla bilinen bu özellik yalnız Türkçe kökenli sözcüklerle ilgilidir. Bu uyuma göre Türkçe bir sözcükte ya ön ünlüler (yaygın ve yanlış kullanıma göre ince ünlüler), ya da art ünlüler (yaygın ve yanlış kullanıma göre kalın ünlüler) bulunur. Art Ünlüler: a, ı, o, u Ön Ünlüler: e, i, ö, ü o ve ö ünlüleri yalnız ilk hecede bulunabildiğinden, Türkçe sözcüklerdeki ünlü sıralanışı genel olarak şöyledir: İlk Hece Diğer Heceler e, i, ö, ü e, i, ü a, ı, o, u a, ı, u Türkçe Sözcüklerde Uyumun Bozulması Önlük-artlık uyumu bir sözcüğün Türkçe olup olmadığını anlamamıza yardımcı olabilir ancak Türkçe oldukları halde pek çok nedenle önlük-artlık uyumu dışında kalmış olan sözcüklerimiz de vardır. Bu nedenleri sıralarsak: a. Birleşik sözcükler doğal olarak bu uyumun dışında kalabilirler: gecekondu, atasözü, bugün (bu sözcük İngilizce today karşılığında kullanılıyorsa bitişik, this day karşılığında kullanılıyorsa ayrı yazılır) vb. b. Eski Türkçe'de uyuma girdiği halde bugün çeşitli nedenlerle uyumdan çıkmış sözcükler vardır: anne, kardeş, elma, şişman, inan-, hani, hangi, dahi (bağlaç) vb. c. Türkçede uyuma girmeyen ekler vardır ve bu ekleri alan sözcüklerde önlük-artlık uyumu bozulabilir. Sıralarsak: -daş, -taş: din-daş, meslek-taş, fikir-daş vb. -leyin: akşam-leyin, sabah-leyin vb. -ken: oynar-ken, çocuk-ken vb. -mtırak: ekşi-mtırak, yeşil-i-mtırak vb. -ki: yukarıda-ki, ağaçta-ki vb. -yor: gel-i-yor, sürüklü-yor (< sürükle-), çek-iyor vb. Ödünç Sözcüklerde, Eklenme Sırasında Uyumun Bozulması Alınma sözcükler de eklenme sırasında önlük-artlık kuralına uyarlar. Yani ek, sözcüğün son ünlüsüne göre seçilir. Ancak iki durumda bu uyum bozulur: 1. Son ünlüsü ön a olan sözcükler art ünlülü değil, ön ünlülü ekler alırlar: harf-e, seyahat-i gibi. Bkz. 3.3.1. Ön a Ünlüsü. 2. Son ünsüzü öndamaksıl (ince) k ve 1 olan sözcükler, art ünlü bulundursalar bile ön ünlülü ekler alırlar: rol-ü, gol-e gibi. Türkçeye uzun süre önce girmiş olan bir kısım sözcükte de önlük-artlık uyumu görülür: ortanca < Holland. hortensia Çarşamba < Farsça çeha:r "dört" + şenbe "gün" çamaşır < Farsça ca:me "elbise" + şuy "yıkama" Düzlük-Yuvarlaklık Uyumu: Yaygın olarak Küçük Ünlü Uyumu adı ile bilinen bu özellik, Türkçe sözcüklerde ya düz ya da yuvarlak ünlü bulunması durumunu anlatır. Düz Ünlüler: a, e, ı, i Yuvarlak Ünlüler: o, ö, u, ü Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde a, e, ı, i ünlülerinden biri varsa izleyen hecelerde yine bu ünlülerden biri bulunabilir. Eğer ilk hece ünlüsü ü, ö, u, o ünlülerinden biriyse, diğer hecelerde ü, e, u, a ünlülerinden biri bulunabilir. Türkçe Sözcüklerde Uyumun Bozulması Düzlük-yuvarlaklık uyumu Türkçe sözcükler için ayırıcı bir özellik olmakla birlikte, çeşitli nedenlerle bu uyumun dışında kalmış sözcükler de vardır: 1. İçinde, dudak ünsüzleri dediğimiz b, p, m, v bulunan Türkçe sözcüklerde, a ünlüsünden sonra eski u ünlüsü korunmuştur: tavuk yağmur tapu kavur savur avuç avun- çamur kagun yavru vb. 2. Düz ünlülü sözcüklere eklenen şimdiki zaman eki -(I)yor da doğal olarak düzlük-yuvarlaklık uyumunu bozar: gel-iyor bak-ıyor vb. Türkçedeki ödünç sözcüklerin bir bölümü eskilikleri ölçüsünde Türkçenin bu yasasına uyum sağlamış, Türkçeleşmişlerdir: (atlı) karınca < İtalyanca carrozza "araba" zeytin < Arapça zeytu:n müdür < Arapça müdi:r vb. Ünlülerin Sıfırla Nöbetleşmeleri Eklenme sırasında bir ünlünün kaybolması durumunu düşme değil, sıfırla nöbetleşme olarak adlandırıyoruz. Çünkü sözkonusu ünlü, sözcük yalın durumdayken kendini korumaktadır. Örneğin; ağız fakat ağz-ım gibi. Bu tip nöbetleşme olaylarının bir bölümü yazıya yansımış olsa da büyük bir bölümü şimdilik sadece konuşma dilinde görülür. Hiç bir dilde yazı konuşmayı tümüyle yansıtamaz. Bugün Türkçede konuşma ve yazının pek çok dile göre birbirine çok yakın olmasının nedeni Latin kökenli Türk alfabesine geçişin yeni olmasıdır. Yine de geçen süre içinde konuşma dili yazıdan biraz uzaklaşmıştır. Oluşan farklılıkların bir bölümü zamanla yazıyı etkilese bile çoğu konuşma düzeyinde kalmıştır. Bunları bilmek ve yazıya yansıtmamak gerekir. Aşağıda bunlar sırasıyla verilmiştir: İlk hecesi açık, ikinci hecesi kapalı ve ı, i, u, ü ünlülerinden biriyle kurulmuş olan iki heceli Türkçe sözcüklerin ikinci hecesinde bulunan ünlüler, sözcük ünlü ile başlayan bir ek aldığında sıfırla nöbetleşir: ağız > ağz-ım, alın > aln-ı, geniz > genz-im, karın > karn-ın, uğur > uğr-u, kayın > kayn-ın, gönül > gönl-ü, omnz > omz-u, burun > burn-u, beyin > beyn-i vb. Bu özellik yazı dili için de geçerlidir ve bu sözcüklerin ek almış biçimlerinin böyle yazılması gerekir. Türkçeye başka dillerden girmiş olan tek heceli ve sonunda iki ünsüz bulunan sözcükler, konuşma ve yazı dilimizde iki heceli olmuştur: ism > isim, film > filim, devr > devir gibi. Bu tip sözcükler ünlü ile başlayan bir ek aldıklannda eski biçimlerine dönerler: isim > ism-e, filim > film-e, devir > devr-in, kayıp > kayb-ım, emir > emr-e, ömür > ömr- ün, sabır > sabr-a vb. Bu özellik hem konuşma hem de yazı dilimiz için geçerlidir. İkinci hecesi y, v, ğ ünsüzleriyle başlayan ve r ünsüzüyle biten iki heceli Türkçe eylem gövdeleri ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında, ikinci hece ünlüleri sıfırla nöbetleşir: kavur- > kavr-ul-, savur- > savr-uk, ayır- > ayr-ıl-, kavuş- > kavş-ak (fakat! kavuş- uruz, kavuş-unca vb.) çevir- > çevr-il-, evir- > evr-im, devir- > devr-im, doyur- > doyr-ul-, sıyır- > sıyr-ıl-, kayır- > kayr-ıl-, yoğur- > yoğr-ul-, bağır- > bağr-ış-, çağır- > çağr-ış-, eğir- > eğr-il-, böğür- > böğr-üş-, Bu tipte olmayan bazı sözcüklerde de aynı özellik görülür: bükül- > bükl-üm, yanıl- > yanl-ış, uyu- > uy-ku vb. Bu özellik de yazı dilimize yansımıştır bura, şura, ora, nere sözcüklerinin son ünlüleri -da,-de, -dan, -den eklerinden önce sıfırla nöbetleşirler: burda, burdan, şurda, şurdan, orda, ordan, nerde, nerden *Bu özellik konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır. Yani bu sözcükleri yazarken burada, buradan, şurada, şuradan, orada, oradan, nerede, nereden biçimlerinde yazmak gerekir. Şu üç sözcüğün son ünlüsü, addan eylem yapan -la, -le ekinden önce sıfırla nöbetleşir: yumurta > yumurt-la ileri > ilerle içeri > içerle Sözcüklerin bu biçimde yazılması gerekir. 3.4.3.6. -arı, -eri eki almış belirteçlerin son ünlüsü, -da, -de, -dan, -den eklerinden önce sıfırla nöbetleşirler: yukarı > yukarda, ileri > ilerde, içeri > içerde, dışarı > dışarda *Bu özellik konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır. Yani bu sözcükleri yazarken yukarıda, ileride, içeride, dışarıda biçimlerinde yazmak gerekir. y Ünsüzü Etkisiyle Ünlülerde Daralma y ünsüzünün daraltıcı etkisi nedeniyle, eklenme sırasında bu ünsüzden önce bulunan geniş ünlülerde daralma oluşur. *Bu özellik konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır. Örneğin: başla- > başlıyan iste- > istiyen bekle- > bekli-yerek iste- > isti-yerek ağla- > ağlıya bekle- > bekliye başla- > başlıyın iste- > istiyin ara- > arıyıp tara- > tarıyıp bura > burıya şura > şurıya nere > neriye araba > arabıya çeşme > çeşmiye koru- > korıya yürü- > yüriye çürü- > çüriyen yürü- > yüriyen yapma- > yapmıyor gelme- > gelmiyor Gelecek Zaman Ekinde Ünlü Daralması -acak/-ecek eki ünlü ile biten eylemlere eklendiğinde bu ekin son ünlüsü daralır: yap-ıcak ed-icek gör-icek sev-icek vb. *Bu özellik konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır. Hece Binişmesi Türkçede yaygın olarak, Farsça hane sözcüğüyle oluşturulmuş birleşiklerde görülür: hastahane > hasta:ne pastahane > pasta:ne postahane > posta:ne eczahane > ecza:ne *Bu özellik konuşma diline aittir ve yazıya yansıtılmamalıdır. Türkçede eslâ ve yazıya yansımış hece binişmesi örnekleri de çoktur: ne için > niçin ne asıl > nasıl ne asıl ise > nasılsa o ise > oysa o ile > öyle o ile ise > öyleyse bu ile ise > böyleyse güllü aş > güllaç sütlü aş > sütlaç kahve altı > kahvaltı pazar ertesi > pazartesi cuma ertesi > cumartesi hanım nine > haminne vb. Büzülme Türkçede eklenme sırasında çeşitli durumlarda büzülmeler oluşur. Konuşma diline ait olan bu özellik yazıya yansıtılmamalıdır. Örneğin; Ünlü ile biten eylemlere gelecek zaman eki eklendiğinde: başlayacak > başli:cak yaşayacak>yaşi:cak bekleyecek > bekli:cek çürüyecek > çüri:cek vb. Gelecek zaman ekinin kişi eki almış biçimlerinde farklı büzülmeler ortaya çıkabilir: yapacağım > yapıci:m, yapıca:m edeceğim > edici:m, edice:m arayacağım > ari:ci:m, ari: ca:m korkmayacağız > korkmi:ci:z, korkmi:ca:z vb. Kısalma ve Uzama Alınma sözcüklerdeki uzun ünlüler çoğunlukla korunmakla birlikte bu ünlülerin bir bölümü Türkçeye uyum sağl ak kısalmıştır. Sözcük yalın haldeyken kısa söylenen bu ünlüler, eklenmeyle bir açık hece ünlüsü haline gelince eski uzunlukları yeniden ortaya çıkar. Bu tip sözcüklerin söylenişine dikkat etmek gerekir: hukuk > huku:ku vücut > vücu:du hesap > hesa:bı cevap > ceva:bı delil > deli:li hal > ha:l-i yar > ya:r-i tamam > tama:m-ı edebiyat > edebiya:-t-ı hayat > haya:t-ı hesap > hesa:b-ı murat > mura:d-ı mevzuat > mevzua:t-ı mevcut > mevcu:d-u taç > ta:c-ı ahlak > ahla:k-ı vb. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
SES BİLGİSİ - Ünlü Fonemler - Anadolu Ağızlarına Ait Ünlüler
Anadolu Ağızlarına Ait Ünlü Fonemler: Anadolu ağızlarında yaygın olarak kullanılan kapalı e sesi Eski Türkçede, yazı dilinde yer alan dokuzuncu ünlüydü. Bugün sadece ağızlarda duyuluyor. e ve i sesleri arasında yer alan, i sesine daha yakın olan bu fonem bugün kimi sözcüklerde bütünüyle i sesine değişmiş olarak bulunuyor. Bugün el "halk; ülke", et-, ye-, ver-, yer, er "erken", de-, yel gibi sözcüklerin ağızlarda il, it- yi-, vir-, yir, ir, di- , yil biçiminde söylenmelerinin nedeni budur. Ancak kapalı e sesi ağızlarda her zaman net bir i sesi olarak duyulmuyor. Çoğu zaman e ve i arasında sesletiliyor. Standart Türkçeye aykırı olan bu durum eğitim düzeyine bağlı olarak azalıyor |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
SES BİLGİSİ - Ünlü Fonemler - Yazı Dilindeki Ödünç Sözcüklerde Bulunan Fonemler
Ön a Ünlüsü: Türk alfabesinde tek a sesi gösterildiği halde, söyleyişte, dilimize daha çok Arapçadan girmiş olan sözcüklerde bulunan ve biraz e sesine yakın olan bir a sesi daha vardır. Bu ses eklenme sırasındaki ünlü tercihi ile kolayca tanınır. Örneğin; harp "savaş", sözcüğünde ön a bulunduğu için ek alınca harb-e oluyor, harb-a değil! Oysa eşsesli gibi görünen harp "müzik aleti" sözcüğü aynı durumda -a ünlüsünü alıyor: harp-a. Sayılan fazla olmayan bu sözcükleri bilmek ve doğru telaffuz etmek gerekir: kalp "yürek" > kalb-e, fakat kalp "sahte" > kalp-a. yar "sevgili" > yar-e, fakat yar "uçurum" > yar-a. ön a ünlüsü için her zaman böyle sözcük çiftleri yoktur: harf > harf-in hadd > hadd-i vals > vals-i dikkat > dikkat-siz lügat > lügat-e sıhhat > sıhhat-e hakikat > hakikat-ler saat > saat-e seyahat > seyahat-e istirahat > istirahat-e menfaat > menfaat-çi tabiat > tabiat-te Son altı örneğin ikinci a ünlüleri ön a'dır. Yazı Dilindeki Ödünç Sözcüklerde Bulunan Uzun Ünlüler: Eski Türkçe'de bulunan uzun ünlüler bugünkü Türkçede kısalmıştır. Bugün sadece yad el "yabancı ülke" deyimindeki yad sözcüğünün ünlüsü uzun olarak söylenmektedir. Bir de yine Türkçe yarın sözcüğünün a ünlüsünün zaman zaman uzun söylendiği duyulmaktadır. Eski Türkçe'den gelme olan bu özellik yanlış sayılmamakla birlikte, yad sözcüğünde olduğu gibi bir genel kabul görmemiştir ve kısa olarak söylenmesi daha doğrudur. Bu iki sözcük dışında Türkçe kökenli sözcüklerde uzun ünlü bulunmaz. Fakat dilimize özellikle Arapça ve Farsça'dan girmiş olan sözcüklerde çok sayıda uzun ünlü vardır ve bunların hem yazımında hem de söylenişinde pek çok hata yapılmaktadır. |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() |
SES BİLGİSİ - Ünsüz Fonemler - Ünsüzlerle İlgili Özellikler
Ünsüz Uyumu Yukarıda ünsüz fonemlerin ötümlülük ötümsüzlük açısından ikiye ayrıldığına değinilmişti. Ünsüz uyumu, ötümlülük-ötümsüzlük benzeşmesidir. Yani bir sözcük ötümsüz ünsüzle bitiyorsa ötümsüz ünsüzle başlayan bir ek alır; ötümlü ünsüzle bitiyorsa ötümlü ünsüzle başlayan bir ek alır: iş > iş-çi kes- > kes-ti üç > üç-te kök > kök-ten nazar > nazar-dan dil > dil-de vb. Türkçenin bu özelliğinin de zaman zaman dikkate alınmadığı, işci, kesdi, üçde vb yanlış söyleyiş ve yazılışların ortaya çıktığı görülmektedir. Ötümlüleşme-Ötümsüzleşme Ünsüzlerin yumuşaması-sertleşmesi olarak bilinen bu olay, Türkçede çok boyutlu ve zaman zaman kuraldışı gelişmelerle doludur. Burada bu ses olayının tüm boyutları değil, kullanıma en çok yansıyan, en çok hata yapılan yönleri incelenerek bir özetleme yapılacaktır: Türkçe Sözcüklerde: *Eğer sözcük tek heceliyse ve p, ç, t, k ünsüzlerinden biri ile bitiyorsa, ünlü ile başlayan bir ekten önce iki ayrı gelişme ortaya çıkar: Sözcüğün ünlüsü Türkçenin eski dönemlerinde uzun ise, bu durumda p, ç, t, k ünsüzleri ötümlüleşerek sırasıyla b, c, d, ğ ünsüzlerine değişir. gök > göğ-e çok > çoğ-u but > bud-u kurt > kurd-u uç > uc-u güç > güc-ü kap > kab-ı vb. Sözcüğün ünlüsü Türkçenin eski dönemlerinde kısa ise, bu durumda p, ç, t, k ünsüzleri korunur: at > at-a bat- > bat-ı saç > saç-ı ip > ip-i ok > ok-u yük > yük-e vb. *Bu durumun istisnaları da vardır. Örneğin eski yut- eyleminin eski bir türevi olan yud-um'da t ünsüzünün ötümlüleşmesine karşın bugün bir ünlüden önce bu sözcüğün t'si konmuyor: yut-ar yut-acak vb. *süt sözcüğü bugün yaygın söyleyiş ve imlada süt-ü, süt-e biçiminde eklenirken, eskiden uzun ünlülü olduğu için süd-ü biçimi de görülebiliyor. *Çok heceli Türkçe sözcükler için kural daha basittir. Bunların sonunda yer alan ç, t, k ünsüzleri, ünlü ile başlayan bir ekten önce ötümlüleşir: ağaç > ağac-ı yamaç > yamac-ı ufak > ufağ-ı kulak > kulağ-ı kanat > kanad-ı geçit > geçid-i *Yeni türevlerde t sesi ile ilgili olarak Türkçenin bu eski ses yasasının çok iyi işlemediği görülüyor: konut-u taşıt-ı yakıt-ı vb. *yanıt sözcüğü çok eski olmakla birlikte, dil devriminden sonra canlandınldığı için yeni türevler gibi ötümlüleşme kuralının dışında kalmıştır: yanıt-ı. Alınma Sözcüklerde Alınma sözcüklerde durum daha karmaşıktır. *Türkçede söz sonunda ötümlü b, c, d, g ünsüzleri bulunmadığı için (sac "üzerinde hamur pişirilen alet", yad "yabancı", ad sözcükleri dışında!) alınma sözcükler de büyük ölçüde bu kurala uyarlar. Arapça kitab > Türkçe kitap Arapça hesab > Türkçe hesap Farsça ceng > Türkçe cenk Farsça reng > Türkçe renk Fransızca methode > Türkçe metot Fransızca etude > Türkçe etüt vb. *Ancak bu sözcükler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında ötümlülük yeniden ortaya çıkar: kitap > kitab-ı hesap > hesab-ı cenk > ceng-i renk > reng-i metot > metod-u etüt > etüd-ü *Bazı sözcüklerde Türkçeleşme ileri ölçüde olduğundan, ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında, söz sonundaki ötümsüz ünsüz eski ötümlülüğüne dönmez: Arapça şabb > Türkçe şap, şap-ı Farsça seped > Türkçe sepet, sepet-i Fransızca tube > Türkçe tüp, tüp-ü *Az sayıda Arapça, Farsça sözcükte, söz sonundaki ötümlü ünsüzler korunmuştur: ab "su" hac had *Batı kökenli, çok heceli sözcüklerin sonundaki g ünsüzü Türkçede yalın durumdayken genellikle korunur, ünlü ile başlayan bir ekten önce sızıcılaşarak ğ'ye döner: diyalog > diyaloğ-u fizyolog > fizyoloğ-u antropolog > antropoloğ-a vb. *Fransızca ve İngilizce kökenli sözcüklerin sonundaki b ve d ünsüzleri ise, sözcük yalın durumdayken ötümsüzleşir, ünlü ile başlayan bir ek alınca eski durumuna döner: Fransızca bande > Türkçe bant, band-ı Fransızca acide > Türkçe asit, asid-i vb. *Sonu ötümsüz ünsüzle biten alınma sözcüklerde kural daha basittir. Bunlar Türkçede ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında ötümlü ünsüzleri büyük bir çoğunlukla korunur: hukuk > hukuk-un evrak > evrak-ın kaset > kaset-in şut > şut-un tip > tip-in vb. *Az sayıda alınma sözcükte Türkçenin eklenme ile ilgili ses yasası işler ve ötümsüz ünsüzler ötümlüleşir: sokak > sokağ-ı kontak > kontağ-ı teknik > tekniğ-i grip > grib-i grup > grub-u elektrik > elektriğ-i vb. Ünsüz Türemesi Ünsüz türemesi olayını, sözcükte ve eklenmede olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Sözcükte ortaya çıkan ünsüz türemesi olaylarının bir bölümü zaten yazı diline girmiştir ve sözcük bu biçimiyle sözlüğe girdiği için söyleyiş ve yazıda sorun çıkmaz: ur- > vur- örküç > hörküç tuç > tunç aveng > hevenk vb. *Bir kısım sözcükte ise değişim yalnız ağızlarda gerçekleşmiştir ve yazıya yansıtmamak gerekir: is > his kılıç > kılınç tüfek > tüfenk fişek > fişenk elbet > helbet vb. Batıdan gelen yeni ödünç sözcüklerde y türemesi konusunda (piano > piyano, dialog > diyalog vb.) |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
![]() |
t Türemesi
Ünlü ile biten bazı Arapça ödünç sözcükler -en Arapça belirteç ekini aldıklarında arada bir t sesi türer: cümle-t-en madde-t-en ilave-t-en idare-t-en v Türemesi Yine ünlü ile biten Arapça ödünç sözcüklere nispet i'si eklendiğinde arada bir v ünsüzü türer: aile > aile-v-i sene > sene-v-i vb. y Türemesi Türkçede en yaygın ünsüz türemesi eklenme sırasında yanyana gelen iki ünlünün arasında türeyen y yardımcı ünsüzüdür. *Yaygın olarak kaynaştırma ünsüzü denilen bu ses Türkçenin tek yardımcı ünsüzüdür ve yanlış olarak yardımcı ünsüz olarak adlandırılan ş, n, s seslerinin farklı açıklamaları vardır: *ş ünsüzü sadece ünlü ile biten sayı adlarına -ar,-er üleştirnıe eki geldiğinde ortaya çıkar: iki-ş-er yedi-ş-er vb. Burada ş'nin yardımcı ses olduğu sanılıyor. Gerçekte ş sesi beşer sözcüğünün yarılış çözümlenmesi sonucu (yani beş-er yerine be-şer) ortaya çıkmış ve ünlü ile biten diğer sayılara da eklenmiştir. Kurallı biçimlerin iki-y-er, yedi-y-er vb. olması gerekirdi. *n ünsüzü çeşitli durumlarda bir yardımcı ses gibi görünüyor: bu-n-a, o-n-dan, ev-i-n-i, kendi-n-e, anne-n-in vb. Bu örneklerde de yardımcı ses olarak y'nin kullanılması beklenirdi. Ayrıca o-n-dan, tepe-si-n-de gibi örneklerde zaten bir yardımcı sese gerek de yoktur. Buralarda görülen n sesi Türkçenin en eski dönemlerine ait bir zamirin kalıntısıdır. *Benzer olarak s ünsüzü de çok eski dönemlere ait bir zamirin kalıntısıdır ve bugün sadece ünlü ile biten adlara eklenen tekil üçüncG kişi iyelik ekinden önce görülür: masa-s-ı yazı-s-ı vb. |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
![]() |
Ünsüz İkizleşmesi
Türkçe Sözcüklerde Türkçe sözcüklerde, kök ve gövdede ikiz ünsüzlere çok rastlanmaz. yassı, ıssız, anne, belli, elli, ıssız gibi sayılı bir kaç sözcükte görülür ve zaten yazı dilinde bu biçimleriyle yer alırlar. *Yalnız ağızlarda görülen yeddi, sekkiz, dokkuz, eşşek, aşşağı gibi ikizleşmeleri ise yazıya yansıtmamak gerekir. Alınma Sözcüklerde Alınma sözcüklerde ikiz ünsüzler çok ve çeşitlidir. İkiz ünsüzle biten çok sayıda Arapça sözcük Türkçede yalın durumda tek ünsüzle söylenir ve yazılır. Ancak sözcük ünlü ile başlayan bir ek alınca ikiz ünsüz yeniden ortaya çıkar: sırr > sır, sırr-a redd > ret, redd-i hiss > his, hiss-i hacc > hac, hacc-a afv > af > aff-a hall > hal, hallet- fenn > fenn-i hat > hat, hatt-ı had > had, hadd-i mühimm > mühim, mühimmat vb. *zücaciye, cüzam, Zelanda sözcüklerinin züccaciye, cüzzam, Zellanda gibi ikiz ünsüzlü biçimde söylenmesi ve yazılması yanlıştır. *Yine alerji, koleksiyon, entelektüel, kolektif gibi batı kökenli sözcüklerin allerji, kolleksiyon, entellektüel, kollektif biçiminde ikiz ünsüzlü olarak söylenmesi yanlıştır. |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
![]() |
Göçüşme
Bir sözcükte iki ünsüzün yer değiştirmesi olayıdır. Bazı örnekler yazı dilimize girmiştir: Farsça çahar yek > Türkçe çer yek > çeyrek Yunanca boreas > Türkçe poyraz Edrine > Edirne Diğer örnekler büyük çoğunlukla yalnız konuşma diline aittir. Bunlardan en yaygın olanları yalnız ve yanlış sözcükleridir. Bu sözcüklerin sık sık yanlız ve yanlış biçimlerinde yanlış söylendiği ve yazıldığı görülüyor. Konuşma diline ait diğer yaygın göçüşme örneklerinin bir bölümü şunlardır: Doğru - Yanlış ekşi - eşki köprü - körpü perhiz - pehriz memleket - melmeket sarımsak - sarmısak bayram - baryam kibrit - kirbit yaprak - yarpak gömlek - gölmek satranç - santraç |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
![]() |
SES BİLGİSİ - Ünsüz Fonemler - Yazı Diline Ait Ünsüzler
Yazı dilimizde 21 ünsüz vardır. Bu ünsüzler çeşitli ölçütlere göre sınıflandırılmakla birlikte en yaygın sınıflandırma ötümlülük-ötümsüzlük (sertlik-yumuşaklık) ölçütüne göre yapılandır. Buna göre: Ötümsüz Ünsüzler: ç, f, h, k, p, s, ş, t Ötümlü Ünsüzler: b, c, d, g, ğ, j, 1, m, n, r, v, y, z |
|
|
|
![]() |
| Etiketler: bilgisi, iml, kurallari, ses |
| Etiketler |
| bilgisi, imlâ, kuralları, ses |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İmlâ Kuralları, Yapı Bilgisi | deniz | Türk Dili ve Edebiyatı | 0 | 21.04.10 21:38 |
| İmlâ Kuralları, Noktalama | deniz | Türk Dili ve Edebiyatı | 0 | 21.04.10 21:37 |
| İmlâ Kuralları, İmlâ | deniz | Türk Dili ve Edebiyatı | 12 | 21.04.10 21:31 |
| İmlâ Kuralları, Anlam Bilim | deniz | Türk Dili ve Edebiyatı | 12 | 21.04.10 21:26 |
| Forum Kuralları | coders | Forum Kuralları | 0 | 13.04.10 21:51 |
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.3 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Protected by coders Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2 Webcrawler by coders CodersForum Her Hakkı Saklıdır |
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
|