![]() |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
Prof. Dr. Ömer Demircan
I Yanlış kurallama 1. Sesletim üzerine çalışanlar kimi Türkçe değişimleri betimlerken değişim yönünü yanlış belirliyorlar. Sözgelimi “gitmiycem” biçimi san-ki “gitmeyeceğim”den “gitmiycem”e doğru bir değişimmiş gibi veriliyor: (1) bir ünlü darlaşması */gitmiy-/ , bir bir ünlü düşmesi */gitmiyc-/ , bir hece düşmesi sonucunda /gitmiycem/. Oysa, öyle bir değişim yoktur o biçimlenmede. “Gitmeyeceğim”, yazıma yansımış ölçü sesletim olarak ülküsel bir söyleyişi belirler. Doğrusu “gitmeyeceğim” > “gitmiycem” yönünde bir sesletim değişimi olmaz. Gerçekte, “gitmiycem”den “gitmeyeceğim”e varılır. Bu söyleyiş, ülküsel olarak belirlenen, ve okurken ya da konuşurken, kimi bağlamlarda başvurulan “yazımsal sesletim”dir. Kırsal yörelerden kente göçenlerin konuşmalarının yöre ağzından ölçü sesletime doğru nasıl değişti-ğine ancak böyle bakılabilir. Okulda yazımsal sesletime uyulup uyulmadığı böyle ölçülür. Öyleyse, XII. Dilbilim Kurultayına[1] bir katılanının sunduğu bildiride açık-lananın tersine değişim: “gitmeyeceğim”den “gitmiycem”e değil, “gitmiycem”den “gitmeyeceğim”e doğru olur. Ona göre kurallar tersinden yazılmalıdır. Gene benzer sırayla verilirse, bireysel/yöresel sesletim /gitmiycem/den: (2) i. ünlü genişlemesi, ya da -mĂ ekinin yazımsal sesletimi ile: *gitmey-ce-m ii. bir ünlü eklenmesi, ya da -(y)AcAK ekinin yazımsal sesletimi ile: *gitmeyece-m / *gitmeyecek-m iii. bir hece katılması, ya da /k/ > /ğ/ değişimine ek olarak öznel ulam eki -(I)m’ nın tam sesletimi sonunda: gitmeyeceğim söylenişine ulaşılır. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
Bu, tekil bir değişim olmayıp kişinin bütün sesletimine yansır. Toplumda varılmak istenen, ve okullarda yazımsal biçim olarak öğretilen ülküsel sesletim “gitmeyeceğim”dir. Günlük dilde ya da ağızlarda kullanılmaz bu ülküsel sesletim. Ara biçimler geçerlidir. Okulda yazımsal sesletimi öğrenen bir kimse tarafından bu biçime ancak şu durumlarda başvurulabilir:
(3) i. Ölçü dilde kurallı yazılmış bir metni okurken. ii. Bilinçli, yavaş, açık bir sesletimde. Bu tür değişimler çocukların anadil edinimleri sırasında da olur. Sözgelimi “yaramaz” sözcüğünü ilk duyduğunda büyük oğlum “yamzak” olarak, /r/ sesini tam edinmediği sırada “yayamaz” olarak söylemiş, en sonunda “yaramaz”a ulaşmıştı. Yanlış kurallama 2. Arapça ile Farsçadan alınan emr, keyf, fikr, ömr, şehr, sabr, kayb/p, zehr,... gibi kimi kök sözcüklerin Türkçe sesdizimine aykırı son ünsüz öbekleri var. Bu ünsüz kümeleri, araya uyumsal bir ünlü sokularak parçalan-mış ve bu sözcük kökleri: emir, keyif, fikir, ömür, şehir, sabır, kayıb/p, zehir bi-çimlerine girmiş. Ancak bu alıntılara ünlü ile başlayan bir birim eklenirse araya bir ünlü katılmasına gerek kalmıyor: emri, keyfi, fikri, ömrü, şehri, sabrı, kaybı, zeh-ri. Bu değişim açıklanırken (i. emr > emir) giriş biçiminden yola çıkılmayıp Türk-çeleşmiş biçimden yabancı dildeki biçime dönüşme oluyormuş gibi (ii. emir > emr) gösteriliyor. Böyle bir değişim yoktur. Açıklama (ii.) de yanlıştır. Değişim bir ünlü ya da hece düşmesi değil, bir ünlü katılması sonucu hece artışıdır. Alıntıların başında Türkçeye aykırı ünsüz kümeleri varsa (group >grup), bu ünsüz kümeleri söyleyişte bölünüyor (grup > /gurup/) ama yazıya geçirilmesi yazım-sal bir kuralla engelleniyor, “gurup” yerine “grup” yazılıyor |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
Yanlış kurallama 3. Karşıt anlamlı sıfatlardan “az” anlamı taşıyana küçül-tücü “çok” anlamı -(Ŭ)cIk” eki ve pekiştirme ile katılır. İşlemde bir ünlü türemesi de yok gibi. Doğrusu, sesletime aykırı ünsüz öbeği oluşacaksa taban ile ek arasına bir geçiş ünlüsü giriyor. Kural şöyle (vurgulu hece koyu yazılı):
(4) a. Vurgulu hece ile ek arasında bir zayıf hece bulunur. O nedenle pekiştirilmiş biçim en az üç hece olur. b. taban vurgusu bir önceki heceye alınarak pekiştirme vurgusu uygulanır. c. tabana “-(Ü)cĬk” eki eklenir (Ü=ünlü). c.i. ünlü ile biten tabanlar geçiş ünlüsü almaz: ince> incecik, yakınca-cık, yeğnicik, kısacık, kimsecik, birazcık, şakacık-tan, yalancık-tan, hoppacık, şuracık, oracık, körpecik, güzelcecik, usulcacık, yavaşçacık, demincecik,... . c.ii. /k/ ünsüzü ile biten tabanlarda bu ünsüz bir yandan sesletime güç yetir- mek, öte yandan /k/ sesini yinelememek için düşer: küçük > küçü-cük, ufa- cık, çabu-cak, seyrecik, yumuşacık, çıplacık, sıcacık, minicik / minnağcık, alçacık,... . c.iii. /k/ dışında bir ünsüzle biten tek heceli tabanlar geçiş ünlüsü alır: genç > genc-ecik, dar-acık, bir-icik, az-ıcık[2] (Ergin 1962:155: azacık), ... . Korkmaz (2003:341) buna halâ ünlü türemesi diyor. Doğrulanması için iki heceli, /k/ dışı bir ünsüzle biten örnekler gerek. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
II
Her ne kadar ek yazımında (dar-geniş) genel ünlü karşıtlığı kullanılıyorsa da, bunda acaba bir yanlışlık yok mudur? Kimi eklerde “dar-geniş” ünlü ayrımı belli bağlamda ortadan kalkarsa, o ekin yazımı düzeltilmeli midir? O zaman eklerin tek biçimle yazımında üç biçimsel ünlü yazımı gerekiyor. Bu yazımda biçimsel ünlüler / ünsüzler, büyük harf ile gösterilir, bir harf ile aynı anda birden çok sesbirim yazılır. (5) i. Ü (ünlü) : bu ünlünün karşılığı: Ø, /a/e/, /ı/i/u/ü/ olup açık, yuvarlak ünlüler /o,ö/ dışarıda kalır. ii. A (yalnızca geniş ünlüler), iii. I (yalnızca dar ünlüler). Sözgelimi olumsuzluk ekinin biçimsel yazımı –mĂ değil,–mŬ olmalı mı-dır? Eğer olursa, bağlama göre birinci seçim : ya -mÜ > mĂ, ya da –mÜ > mĬ olur. Ondan sonra ikinci bir seçimle, bu kez ünlü uyumsal olarak belirlenir: (6) /y/ ile başlayan, ya da geçiş sesi olarak /y/ alan bir ekten önce: -mÜ > - mĬ olur. Öteki bağlamlarda -mÜ > mĂ’ya dönüşür. Ondan sonraki aşamada A ve I biçimsel sesbirimlerinin uyumsal dönüşümü gerçekleşir. i. -mĂ > ma/me, ya da ii. - mĬ >-mĭ / -mĭ / -mŭ /-mŭ. O durumda –mĂ > mĬ gibi gerçekte biçimsel olmayan bir ünlü daralmasın-dan söz edilmesine gerek kalmaz. Doğrusu, öyle bir değişim var mıdır? Eğer yoksa, olumsuzluk eki neden -mA olarak yazılıyor? Çünkü abece içinde ünlülerden hepsi-nin yerine geçen bir harf bulunmaz. Yalnızca geniş-dar ayrımı büyük harfler A / I ile yazılabilir. Abece, ek biçimlerinin biçimbilimsel yazımını amaçlamaz. Ancak o yüz-den de eklerin biçimleri yanlış yazılamaz, yazılmamalı. Bu değişim “___+(I)yor#” ile “___+(y)AcAK eklerinden önce gelen vurgulu ZÜ biçimi öteki eklere de uygulanır[3]. Bu tartışma başta verilen birinci yanlış kurallamadan dolayı açılmıştır. (7) |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
II
Bu seçim –r olarak yazılan -(Ü)r eki için de geçerlidir. Gerektiğinde hecesel bir ünlü aldığına göre, doğrusu bu ek –(Ü)r olarak yazılmalı. Bk. (15) (Ü = ünlüyü, Z = ünsüzü, # = taban sonunu gösterir) b.JPG ( 31.34K ) İndirilme Sayısı: 0 .. +ön, # / -Ir > -ür ... -ön, # / -Ir > ur -düz -düz Heceleme kuralı ile engellenmeyen bir seçim değilse, bir ünlüden (Ü), ya da bir ünsüzden (Z) oluşan öteki eklere de bu yazım kuralları uygulanmalıdır: (9) i. -A > -(Z)A ii. -I > -(Z)I |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
![]() |
III
Ünlülerin karşıtsal ve uyumsal dönüşüm kuralları yukarıda verildi. Geçiş ünsüzünün (Z) seçimi de benzer biçimde belirlenebilir. Bu belirlemede birinci (en genel) ayrım ekin biçiminin korunmasını sağlar. Türkçede iki ünlü art arda gelmez. Eğer gelirse kaynaşma ile ek kimliği kaybolabilir. Art arda gelebilen ünsüzler çok azdır. Aykırı bir dizim sesletimi engeller. Bu sakınca öyle durumlarda ayrı bir hece oluşturmayı gerektirir. Bu işlemde kullanılan sese “geçiş sesi” denir. Geçiş sesi, ta-ban - ek geçişlerinde: “ünlü + ünlü”, “ünsüz +ünsüz” dizisi oluşmasını engeller. O durumda geçiş sesi bir ünsüz (Z) olarak yazılmalıdır. (10) a. Ünsüzle biten bir taban ünlü ile başlayan bir ek alırsa öyle bir dizi oluşmaz: limon + küf-ü > limon küfü: ...[+ünsüz]#___ / (Z) > Æ : -I > -ÆI b. Ünlü ile biten bir tabana ünlü ile başlayan bir ek gelirse, bir “geçiş ünsüzüne gerek vardır: limon sarı-s-ı > limon sarısı: [+ünlü]#___ / (Z) > Z :-I > -sI. Geçiş ünsüzlerinde ikinci ayrım işlevseldir. Bu ayrımda iki dizimsel seçim yapılır: (11) i. “taban + ek” dizimine göre: “Z” > s/y/ş. ii. “ek + ek” dizimine göre : “Z” > n. Bir ad öbeği oluşturulurken niteleyen bir ad yalın ya da türemiş bir başka adı niteliyorsa, geçiş ünsüzü: Z>s olur: burçak yolması, gelin olması, seni sevmesi. ads_z.JPG ( 4.23K ) İndirilme Sayısı: 0 Nesne yükleme –I/A ekleriyle bağlanıyorsa geçiş sesi /y/ olur. Bir ünlü ile biten eylem tabanlarına bir ünlü ile başlayan bir ek gelirse, orada da geçiş sesi /y/dir. (13) -Z > -y : ... araba-y-ı yıkadı. ....araba-y-a bindi. / : yapma-y-acak Ünlü ile biten bir tabandan üleştirme işlevli –(ş)Ar ekine geçiş için seçilen ünsüz /ş/dir: (14) üç-er, beş-er, dokuz-ar,..., iki-ş-er, altı-ş-ar, yedi-ş-er,... Dizimsel bir ekten bir başka eke geçiş de bir ünsüz ile sağlanır. Bu ikinci geçişte /n/ kullanılır[4]. -Z > -n : limon sarı-s-ı-n-ı seçti; ...kendi araba-s-ı-n-a bindi. Başka geçiş sesleri de olabilir. Söz gelimi yansımalarda: tak-ır : tan-gır içindeki -(g)Ir eki bir geçiş sesi almıyor mu? Bu ayrımlara bakarak geçiş seslerine de işlevsel / ezgisel / sesletimsel ayrımlar yüklendiği ileri sürülebilir. Aşağıdaki eklerde ünlü (Ü > Ø/a/e/ı/i/u/ü/...) seçiminde (7a) içinde verilen kurallar işler. Oradaki seçim hecelemeye bağlıdır. Bir tek -(Ü)r eki dışında ünlü ayrımına duyarsız başka ek var mı? Ek biçimlerini azaltıcı, dili sığlaştırıcı olduğu için bu seçenek öteki ünsüzler için dildışı kalmışsa da incelemeye değer. Ağızlara bakmak, düşüm sonucu oluşumları yorumlamak doğru olur. |
|
|
|
![]() |
| Etiketler: degisimler, sesel |
| Etiketler |
| değişimler, sesel |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.3 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Protected by coders Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2 Webcrawler by coders CodersForum Her Hakkı Saklıdır |
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
|