Coders Forum - System Developer's
Bloglar
Recent Entries
Best Entries
Best Blogs
Blog List
Search Blogs

Anasayfa Kimler Online Etiketler Banlı Uyeler Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Coders Forum - System Developer's > Eğitim ~ Kültür Sanat > Ödev ve Tezler > Türk Dili ve Edebiyatı
Dilim Dilim Oldu Dilim Dilim Dilim Oldu Dilim
Kayıt ol Bloglar Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Bookmark and Share Seçenekler Stil
Alt 18.04.10, 17:48   #1 (permalink)
deniz
 deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Apr 2010
Bulunduğu yer: ∞
Mesajlar: 773
Tesekkür: 6
2 Mesajina 2 Tesekkür Aldi
deniz is on a distinguished road

Standart Dilim Dilim Oldu Dilim

Geçenlerde katıldığım bir misafirlikte hep birlikte yemek yenilirken, ev sahibinin on yaşlarındaki oğlu aniden şöyle bir soru sordu:

-Hekmın ne demek?

Kimse, bir şey anlamamıştı. Bunun üzerine çocuk, masada duran eski votka, yeni su şişesi üzerinde yazan sözcüğü gösterdi; “%70 hacmen” O anda hepimiz şaşırdık bu yanlış algılamaktan kaynaklı yanlışlığa. Bu ülkede, bu ülkenin çocukları konuştukları dilden önce ( her ne kadar “hacim” sözcüğü aslında dilimize arapçadan geçmiş de olsa, bugün Türkçeye kaynaşmıştır) başka bir dil üzerinden düşünüyorlardı. Ve biz bunun ülkemizdeki düzeyini anlamak bakımından, çocuktan alıyorduk haberi.

İşte, benim bu yazıya isim olarak verdiğim başlık tümcesi, o anda döküldü dudaklarımdan;

-Dilim dilim oldu, dilim…

Ancak üzerinde biraz daha düşününce, “oldu” diyerek konuyu olmuş bitmiş gibi gösteren bu tümceyi kendi dilime yakıştıramadım doğrusu. Gönlümden geçen; elbette Türkçemizin göz göre göre erimemesi. Ama bu gidişle, öyle olacak gibi.

İşte o zaman, var olan sorunun farkına varmış birisi olarak, kendi payıma düşen sorumluluk alanını görüyorum. Bu tümceyi düşüncelerimde yalnız ve mahzun bırakmamak için, onu başlık olarak değerlendirip yeni tümceler kuruyorum, yanına.

Peki ne yapmalı ki, öyle olmasın? Bozulmuşu değil, kaynaktaki güzelliği gören yerden bakarak başlamalı belki de işe. Görmek yetmiyor, görülmesinin yaygınlaşmasını sağlamak gerek, asıl bu güzelliğin.

Hâl böyle olunca, çevremdeki gençlere dil hakkında sorular sormak geliyor aklıma, doğrudan. Bilerek ya da bilmeyerek kullandıkları dille öncelikle onlara anlattırmalı, dillerinin durumunu. Sorgulamak değil, önce onları anlamak için. Çünkü bugün onların bu hallerinde biz sorumluluk sahibi olsak da, bizim olmadığımız yerde ve zamanda onlar, var olacaklar hâlâ. Geleceğimiz olacaklar. Ancak onlar, dile sahip çıkarsa daha fazla dilim dilim olmayacak dilim.

Katıldığım bir piknikte gençlerden oluşan bir grubun olduğunu görünce, bu karşılaşmayı fırsat bilip hemen gidiyorum yanlarına. Üç beş söz edip tanışıyorum önce onlarla. Konuşmak istediğimi, sorularımın olduğunu söylüyorum, yanıtları onlarda olan.

-Size göre, dilimizin sorunları var mı?

“Elbette var, hiç havalı değil,” diyorlar, yanıtta önceden anlaşmış gibi. Derin bir iç çekiyorum. Daha konuşmanın ilk tümcesinde kendini gösteren asıl sorun, karşımda duruyor çünkü. Ben, dilin sorununun ne olduğunu soruyorum; onlar, dile ilişkin kendi sorunlarını söylüyorlar. Hemen moralimi bozmak yok, devam ediyorum. “Peki o halde, dilin sorunlarını şimdilik bir kenara bırakalım, sizin dile ilişkin sorununuz, demek ki; Türkçenin havalı olmaması” diyorum. Gülümsüyorlar, söylemek istediğimi anla...... Bu çocuklar çok zeki aslında. “Düşünsene” diyor birisi, “İngilizce şarkılar nasıl da akıyor. Türkçe öyle değil oysa. Ayrıca asıl önemlisi; konuşurken yabancı sözcükleri kullanırsak havalı oluyoruz. Ve hava her şeydir. İşte bu kadar basit.”

Yazmayı düşündüğüm yazının temasındaki başlık altında, iki alt başlık birden daha açılıyor, benim için de. Anadilimizin sorunları, gençlerin (aslında sadece gençlerin mi ? ) anadillerine ve oradan hareketle yaşamı algılamalarına, yaşamın onları algılamasına ilişkin sorunları. Birbiri içine geçmiş birkaç boyutlu sorun yumağının sadece tek tarafından bakarak sonuca ulaşılamayacağını düşünüyorum. Hele dayatmacı, kuralcı davranarak hiçbir çözüme varamayacağımızı.

Daha ben “Bir örnek verebilir misiniz?” derken, birisi öne atılıyor. “Yılmaz Erdoğan vermişti,” diyor. “Hatırlasanıza; ‘natural spring water’ demek, nasıl da havalı. Bir ahengi var. Ama “kaynak suyu”, öyle mi? ” Bu kez buruk buruk gülümseme sırası bende. Demek ki;Yılmaz Erdoğan’ın o ince ironisi bile, neredeyse dilin daha çok bozulması yönünde etki etmiş gençlere.

Oyunun kurallarını onların koymasına izin verip “Evet” diyorum. “Kulağa daha hoş geliyor tınısı, gerçekten. Bir oyun oynayalım, ister misiniz? Bu örnekte geçen sözcükleri hiç tanımıyormuş gibi yapalım ve anlamlarını yeniden düşünelim. Ne anlatıyor bakalım, bu sözcükler bize?”

Üzerinde fazla düşünmeden “Doğal bahar suyu imiş işte” diyorlar. “ Kaynak suyu ise, yeraltından gelen su. Olayın kaynağından geliyormuş. İçinde mineraller olmalı.”

“Hangisi, size daha çok şey düşündürdü? ” diye sorduğumda anlıyorlar, söylemek istediğimi. Anadilin önemi çıkıyor ortaya. Her bir sözcüğün altında yatan geniş anlamları yakalamaya olanak tanıyan zengin tarihçelerinin bugüne yansımış izleri, göz kırpıyor bize.

Bu sırada cin bakışlı bir genç, söze giriyor birden:

-İyi , güzel söylüyorsunuz da” diyor.” Babam gibi yapıp tevekkülle, inşallahla, maşallahla konuşursak da, ileri gidemeyeceğimiz ortada.”

“Yanıt da ortada” diyorum. “Hem de sen söyledin. Bu sözler de Türkçe değil ki. Ayrıca, dilimizi bu şekilde konuşanlar, sadece babanın yaşında olanlar da değil bu ülkede. Öte yandan bakıldığında ise durum, ümitsiz değil bence, sizin gibi anlamaya, öğrenmeye meraklı gençler var olduğu sürece …”

“Dil bizim evimizdir. Biz orada otururuz” demiş, düşünür Heidegger. Dil ile düşünür, o dilin yetmediği yerde yetmeyen alanları dolduracak yeni sözcükleri dilimize ekleriz. Böylece dilimiz, zenginleşirken bu kez o zenginleşmiş dille düşünür, yeni durumları daha fazla sorgular, yeni anlamlar yakalarız, yeniden dil zenginliğine yol açan zeminde giderken. Bu, doğru orantılı olarak artan, birbirini artıran, arttıkça zenginleşen bir yoldur.

Ve şimdi, internet ve cep telefonu kanalıyla yüz ifadesinden, ses tonundan, vurgudan yoksun hızlı yazışma kültürünün içinde yer alırken, kısa ve kısaltmalı yazışmaların yüz yüze konuşmaya tercih edildiği günler yaşıyoruz. Böyle bir gerçekliği ve bunun kültüre, dolayısıyla dile etkilerini görmezden gelerek sorunları çözmek mümkün mü? “Her şeyi anında tüket, kenara bırak” yaklaşımı ile işleyen popüler kültürün bu kadar içinde yaşarken, dili bu çarkın dışında tutabilmek ne kadar olası; saf kalmasını baskıyla kontrol edebilmek, ne kadar çözüm olurdu; sözcük anlamlarında anlaşmış olmanın önemini anlatamadıktan, yaşama geçiremedikten sonra?

Günlerdir, elimde içi Türkçe sözcüklerin, yazılı ve görsel medyada yanlış kullanımlarının örnekleriyle dolu kitaplar var. Bunları okudukça söyleniyorum kendi kendime. Sonra düşünüyorum, sözcüklerin şekil olarak doğru kullanımları, elbette önemli. Ama yola çıkışta bunların takibini yapıp doğruları ile yer değiştirtme çalışması, çok sonraki safha gibi görünüyor gözüme, çözüm yolunda. Hatta sözcük anlamının önemini vurgulamaktan bile önceki safha, doğru iletişimin önemini anlatmak olmalı.

“Önce imge ve dil arasında engel var. Zihin imgelerle düşünür ama bir başkasıyla iletişim kurmak için imgeleri düşüncelere, sonra da düşünceleri kelimelere dönüştürmek zorundadır. İmgeden düşünceye, düşünceden dile doğru bu ilerleyiş ihanetlerle doludur.Kayıplar olur: imgenin zengin, yumuşak dokusu, olağanüstü esnekliği ve yoğrulabilirliği, özel nostaljik duygusal renkleri-tümü, imgenin dile tıkıştırılmasıyla kaybolup gider.” demişti I.D. Yalom “İki Tebessüm” isimli (tebessümlerin bile anlamlarının kişilerde farklı anlaşılışının anlatıldığı) öyküsünde.

Şevki Bey de demiş ki;

“Dil yâresini andıracak yâre bulunmaz. ”

Diyeceksiniz ki; “Nereden nereye geçtin birden? Burada geçen “dil” sözü, “ gönül, yürek” anlamında.”

Biliyorum. Öte yandan bizi kültürel bir varlık yapan araç olarak düşünün, aynı sözcüğü. Söz, bildiğimiz konuşma ve yazı dili anlamında kullanıldığında; dize, hâlâ gücünü koruyor, değil mi? İzin verilirse gönül yarası kadar büyür, dil yarası da.Yazdığım yazı boyunca konuya dair kuramsal sözler etmedim, farkındasınızdır. Sözcüklerin köklerinden, sözlükteki sayılarından, tarihsel, sosyal, psikolojik gelişiminden; diller arası geçişlerinden, bu konuda ekonominin doğrudan etkilerinden, bununsa bilgisayar, tıp vb alanlardaki yansımalarından; gençlerin bahsettiği o havalı olma durumlarında aslında ekonominin etken oluşlarından filan bahsetmedim uzun uzun. Dilin, bundan sonraki toplumsal gelişimimizde nasıl da etken olacağı ise, ayrı bir yazı konusu. Ben çizmeyi aşmamaya özen göstererek kendimce gördüğüm, kalbime değen yerden yazdım konu hakkındaki düşündüklerimi. Dilin zaten yarası ağır oluyor, ağır konuşulunca. Ancak hiç değilse, sözcüklerin doğru anlaşılır olarak kullanılmadığı alandan doğacak yaraları olsun, peşin peşin yok edebilmek ümidiyle; yazımı, dilin kalbimizdeki öneminden dem vurarak bitirmek istedim sanırım.


Aynur Özbek Uluç



Simge Kültür ve Edebiyat Seçkisi
2006 / Sayı 25
deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Etiketler: dilim, oldu


Etiketler
dilim, oldu

« önceki Konu | sonraki Konu »
Seçenekler
Yazdırılabilir şekli göster Yazdırılabilir şekli göster
Sayfayı E-Mail olarak gönder Sayfayı E-Mail olarak gönder
Stil
Normal Normal
Hybrid-Şeklinde Hybrid-Şeklinde gösterime geç
Ağaç şeklinde Ağaç şeklinde gösterime geç

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Forum Rules
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bursa'da ilk 11'ler belli oldu CodersHaber Yurt İçi Haberler 0 16.04.10 18:50
Houston yine rezil oldu! CodersHaber Magazin Haberleri 0 16.04.10 02:29
Eski şarkılar yeniden moda oldu CodersHaber Magazin Haberleri 0 15.04.10 08:51
Ünlüler rallici oldu, pist ağladı CodersHaber Magazin Haberleri 0 15.04.10 08:51

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:40.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Coders Forum
Protected by coders
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by coders
CodersForum Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi coders@coders.gen.trAdresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz

coders | Coders Forum | coders | Site Map | Etiketler | Programlama Programlama


Arşiv
Coders Forum, Forum Kuralları, Duyurular, Forum Hakkında Öneri ve Görüşleriniz, Tanışma Köşesi, Anket Bölümü, Üye Resimleri, Haber Merkezi, Yurt İçi Haberler, Yurt Dışı Haberler, Bilimsel ve Teknoloji Haberleri, Magazin Haberleri, Sağlık, Sohbet ve Eğlence, Sohbet Odası, İtiraf Köşesi, Özel Günler, Forum Oyunları, Fotoğrafçılık, Astroloji, Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık, Rüya Tabirleri, A-B-C-Ç-D-E, F-G-H-I-İ, J-K-L-M-N, O-Ö-P-R-S, Ş-T-U-Ü-V-Y-Z, Din ve İslamiyet, Ramazan Özel, Dini hikâyeler, Dualar, Kur'an-ı Kerim, Otomobil Dünyası, Modifiyeli Araba Resimleri, Modifiyeli Araba Videoları, Bitkiler (Nebatat) Alemi, Şifalı Bitkiler, Hayvanlar Alemi, Akvaryum Dünyası, Turizm, Aşk Mektupları, Şiirler, Resimli Çalışmalar, Aşk & Şiir, Fan-Clubs, Aşk Doktoru, Eğitim ~ Kültür Sanat, Üniversiteler, Ödev ve Tezler, Makina & Otomotiv, Kimya, Coğrafya, Tarih, Geometri-Matematik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Elektronik & Bilgisayar, Genel Kültür, Ekonomi, Biyoloji, Fizik, Yabancı Dil, Filozoflar, Türk Dili ve Edebiyatı, Hukuk, Bilim & Teknik, Sosyoloji, Tekstil, Açık Öğretim Fakultesi, Eğitim, Mustafa Kemal ATATURK, Kişisel Gelişim, Kitap Tanıtım ve Eleştiri, Yeni Çıkan Kitaplar, Yazar Ve Şair'lerin Biyografileri, Coders Sözlük, Korku +18, Garip Olaylar, Komikler, Komik Videolar, Komik Resimler, Komik Loglar, Müzik ve Sinema, Müzik Sohbet, Yeni Çıkan Albümler, Sinema Sohbet, Biyografi, Yerli Şarkı Sözleri, Yabancı Şarkı Sözleri, Şarkı Çevirileri, Vizyon & Gelecek Filmler, Bilgisayar ve İnternet, Msn Messenger, Nick, Avatar ve Forum İmzaları, Msn İfade ve Göz Kırpmaları, Msn Messenger Programları, Programlama, c/c++, Pascal, Java, Visual Basic, Delphi, Program Download, Güvenlik Programları, Ekran Koruyucular ve Temalar, Grafik ve Resim Programları, İnternet ve Download Programları, Ses ve Görüntü Programları, Bakım ve Onarım Programları, Driver ve Sürücüler, İnternet Network, Güvenlik, Güvenlik Açıkları ve Önlemleri, İnternette İletişim Chat & İrc, Mail Dünyası, Windows, Windows Vista, Windows Xp, Grafik ve Tasarım, Photoshop Dersleri, Photoshop Eklentileri, Ms Office, Resimli Program Anlatımları, Webmaster & Web Tasarım, Webmaster Genel, Yazılım Dilleri, Php, HTML,Java,Javascript, Asp,Asp.Net, Css, Hazır Scriptler, Web Tabanlı Sistemler, SMF, Joomla, Mambo, MyBB, PhpBB, Wordpress, MkPortal, Oyun Bölümü, Oyunlar Hileleri ve Tanıtımları, Oyun Tam Çözümleri, Oyun Yamaları, Oyun Download, Demolar, Online Oyunlar, Ogame, Silkroad Online, Metin2, Knight Online, CS Online, Cabal Online, Mobil Dünya, Cep Telefonu Genel, Cep Videoları, Cep Mesajları, Cep Telefonu Programları, Cep Telefonu Temaları, Cep Telefonu Oyunları, Spor, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Diğer Spor Dalları, Basketbol, Bayanlar Klubü, Yemek Tarifleri, Güzellik ve Bakım, Moda & Stil, Hobiler, Çöp Kutusu, Çöp Kutusu, İstekleriniz, Video Klipler, Yerli Video Klipler, Yabanci Video Klipler, Vbulletin, Tarihte Bugun, Atatürk Şiirleri, Atatürk Devrimleri, Atatürk Vecizeleri, Atatürk Mektupları, Basında Atatürk, Atatürk Takvimi, Tarihte Atatürk, Atatürk İlkeleri, Anılarla Atatürk, Atatürkün Hayatı, Atatürk Resimleri, Atatürk ve Eğitim, Atatürk Hakkında Diğer, Felsefe, Köpek Türleri, Felsefe Makaleleri, Uzakdoğu Felsefesi, Felsefe Sözlüğü, Windows 7, Tatlı, pasta, kurabiye ve hamur işleri, Zeytinyağlılar ve Salatalar, Mezeler, Soslar ve Soğuk Yiyecekler, Yemekler ve Çorbalar, Böcekler ve Sürüngenler, Kediler Dünyası, Kuşlar, Diğer Hayvanlar, Fıkralar, Psikoloji, Şemalar, Kişilik Bozuklukları, Çocuk Psikolojisi, Psikoloji Sözlüğü, Beden Dili, Davranıs Bilimleri, Ne Nedir, Linux, E-Kitap, Korkunc Videolar,
Yardım Kriterleri - Bize Yazin - Coders Forum - System Developer's - Arşiv - Kullanım sözleşmesi - Iletisim - Yukarı git
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227