![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
System developer
¹°¹³²¹³ °¹²³¹³³² °¹¹°¹°¹°¹ ![]() Üyelik tarihi: Apr 2010
Bulunduğu yer: 67
Mesajlar: 15,105
![]() |
Devlet-i Âliye-i Osmâniyye[/b]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Osmanlı Devleti 1299 – 1922 B[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]ent Söğüt (1302-1326) Bursa (1326-1364) Edirne (1364-1453) İstanbul (1453-1922) Resmi dili Osmanlı Türkçesi ![]() Dini İslamiyet Yönetim Monarşi Sultan - 1302–1326 Osman Gazi - 1918–1922 VI. Mehmet Sadrazam - 1320-1331 Alaeddin Paşa - 1920–1922 Ahmed Tevfik Paşa Tarih - Kuruluş tarihi 1299 - Fetret Devri 1402–1413 - Birekşi Meşrutiyet 1876-1878 - İkekşi Meşrutiyet 1908-1918 - Yıkılış tarihi 1 Kasım 1922Nüfus - 1856 est. 35.350.000 - 1906 est. 20.884.000 - 1914 est. 18.520.000 Para Birimi Akçe SultaniMilli Marş Osmanlı Devleti Marşları Osmanlı Devleti Marşları aynı dönemdeki diğer monarşi devletlerin marşı gibi ulusal bir marş değil de kraliyet marşı olmuştur.Tanzimat Devri sırasında ilk ulusal marş olan Mecidiye Marşı bestelenmiş ve bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin kullandığı "Beyaz ay yıldızlı al bayrak" resmi bayrak olarak kabul edilmiştir. Osmanlı Devleti marşı II. Mahmut için besteledi. Mecidiye Marşı - 1839-1861 yılları arası kullanıldı. Giuseppe Donizetti tarafından Abdülmecit için bestelendi. [/b] Aziziye Marşı - 1861-1876 yılları arası kullanıldı. Callisto Guatelli tarafından Abdülaziz için bestelendi. [/b] Mecidiye Marşı - 1876 yılında V. Murat döneminde kullanıldı. [/b]Hamidiye Marşı - 1876-1909 yılları arası kullanıldı. Necip Paşa tarafından II. Abdülhamit için bestelendi. [/b] Reşadiye Marşı - 1909-1918 yılları arası kullanıldı. Italo Selvelli tarafından Mehmet Reşat için bestelendi. [/b] Osmanlı Devleti veya Osmanlı İmparatorluğu [/b] (Osmanlı Türkçesi: Devlet-i Âliye-yi Osmâniyye 1299-1922 yılları arasında varlığını sürdürmüş bir Türk devletidir. Tarihçi Halil İnalcık Osmanlı Devleti'nin yıkılışının ardından kurulan ardıl devletlerin arasında (o dönem bağımsız kalan tek devlet olarak) başlıca ardıl devlet olarak kabul edilmektedir Arnold Joseph Toynbee gibi bazı tarihçiler ise Türkiye'nin (başlıca ardıl olmak bir yana) tek ardıl devlet sayılması gerektiğini savunurlar.Devletin kurucusu ve Osmanlı Hanedanının atası olan Osman Gazi Vestmannaeyjar(1627) ve Lundy (1655) bu duruma örnek olarak gösterilebilir.Devlet altı yüzyıl boyunca Doğu dünyası ile Batı dünyası arasında bir köPage Rankingü işlevi görmüştür. Hakimiyeti altında bulunan topraklarda yaşayan halklar zaman zaman eski Türk örf ve adetlerinin ve İslam kültürünün yükümlülüklerinin doğrultusunda bir yönetim şekli belirlemiştir.![]() Osmanlı Devleti Tarihi Ana Dönemler Osmanlı Devleti belirli tarihsel dönemlere ayrılarak incelenir. Dönemler Osmanlı Devleti'nin yönetim yapısına ve dünya siyasetindeki yerine göre belirlenmiştir. Toprak büyüklüğünü temel alan ayrıştırmalardan daha detaylı bir bakış açısına izin vermektedir.Beylik (1299 öncesi) Anadolu Selçuklu hükümdarı Ertuğrul Gazi ile aldılar.Anadolu Selçuklu hükümdarının Osman beye sancak gönderdiği 1299 yılı kuruluş yılı olarak kabul edilir. 13. yüzyıl'da Anadolu memur ve bilim adamı için bir sığınak yeri işlevini görüyordu. Osmanlı Devletinin yanında bir çok boy da orada idi bunlara : uç beylikleri denir. Osmanlı Devleti daha sonradan büyüyerek Avrupa yakasına geçti buradan Doğu Romayı alarak Avrupaya yayıldı.Beylik öncesinde Osmanlılar Moğol saldırıları sonucu bazı aileler ise Anadolu içlerine ilerledi.Süleyman Şah'ın dört oğlu vardı; Sungur Tekin bunlardan bir bölük ise Pasin Ovası'na yerleşti.Dündar ve Ertuğrul emrindeki aileler ile Batı'ya ilerlerken iki ordunun savaşına rastladı.Bu iki ordudan güçsüz olarak gördüklerine yardım etmeye karar verdiler Söğüt yakınlarındaki ovayı da kışlak olarak verdi.Ertuğrul'un ailesi oraya vardığında Kütahya'nın kuzeyindeki Karacahisar mevkiinde Rumlar yaşıyordu.Ertuğrul bu Rumlar tarafından rahatsız edilince Alaaddin'den sefer için izin istedi ve sefer yapıp bölgeyi aldı.Zafer haberini Eskişehir'de alan III. Alaeddin Keykubat Eskişehir'in adını "Sultanönü"'ye çevirdi ve Ertuğrul Gazi'ye verdiErtuğrul Gazi'nin ise üç oğlu vardı; Osman Gündüzalp ve Savcı.Bunlardan en büyüğü olan Osman 1258 yılında doğdu.Bizans tekfurlarına karşı seferlerde bulundu ve bir savaşçı olarak nam saldı.Osmanlı Devleti beylik dönemi Kösedağ Savaşı'ndan sonra (1243) Anadolu büyük bir dünya devleti olarak Türkiye ve Dünya tarihinde önemli bir yer edinecektir.Osmanlı Beyliği İtalyan tüccar cumhuriyetleri Venedik ve Cenova'nın eline geçmişti.Osmanlı Beyliği'nin doğduğu topraklar beyliğe büyük zenginlikler kazandırıyordu.Osmanlı Beyliği'nin kurulduğu Eskişehir - Sakarya - Söğüt dolayları Anadolu'da biçim bakımından İlhanlılar'a bağlı olsa da yönetici ve bilim adamı olarak deneyimli kimselere gereksinim duyan Osmanlı Beyliği'nin insan yetisini güçlendiriyordu.Osmanlı Beyliği'nin topraklarının karadan Bizans ile sınırdaş olması bu fârizayı yerine getirmek isteyen gazileri ve yapılan savaşlardan ganimet elde etmek isteyen savaşçıları onun topraklarına çekiyordu.Osmanlı Beyliği'nin kurulduğu sıralarda en azından Osmanlı hanedânı mensupları kadar önemli roller oynamışlardır.Kuruluş (1299 - 1453) ![]() Osman Bey; Karacahisar etkinliklerini bu kez Osman Bey'in bayrağı altında sürdürdüler. Bu durum yavaş yavaş Osman Bey'i bağımsızlığa iten bir etken oldu.Osmanoğulları Beyliği'nin genişlemesi Osmanoğulları Beyliği yalnız Doğu Roma topraklarında genişlemişti.Orhan Bey döneminde ise komşu Türk Beyliklerinin topraklarında da genişlemeye başladı. Böylece Osmanlılar hem Karesi Beyliği'nin donanmasına 6 yıl süren kuşatmanın ardından Bursa alınarak b[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]ent yapıldı.I. Murat Hüdavendigar Balkan fetihlerini hızla sürdürdü. 1363'te Edirne yakınlarında Sazlıdere denilen yerde kendilerini Anadolu Selçukluları'nın vârisi sayan Karamanoğulları Beyliği ile sınırdaş yaptı ve bu durum Osmanlı - Karaman mücadelesinin başlamasına neden oldu. I. Murat'ın oğlu Yıldırım Bayezit (I. Bayezit) (1389 - 1402) tahta geçer.Yıldırım Bayezit döneminde büyük olasılıkla esarete fazla dayanamaması nedeniyle Yıldırım Beyazid 8 Mart 1403de Aksehir de oldu."Fetret Devri" adı verilen dönemin başında Timur başarısızlıkla sonuçlandı. 1421'de yerine oğlu Sultan II. Murat padişah oldu.Yıldırım'ın oğlu Mustafa Çelebi'yi de beraberinde Semerkant'a götürmüştü. Mustafa Çelebi olduğunu iddia eden (ve çok tarihçiye göre gerçekte Mustafa Çelebi olan) bir kişi Mehmet Çelebi saltanatının son yıllarında hükümdarlık iddiasında bulundu; Venediklilerin desteğiyle Selanik dolaylarında kuvvet toplayan Mustafa Çelebi Mehmet Çelebi'ye yenilerek Doğu Roma'ya sığındı. 1421de II. Murat saltanatı başında Mustafa Çelebi Bizanslıların desteğiyle büyük bir isyan başlattı ve bir müddet devlet merkezi Edirne'yi ve Rumeli idaresini eline alarak adına hutbe okutarak ve para bastırarak kendini Osmanlı Sultanı ilan etti. II. Murat'in Veziriazami Amasyalı Beyazid Paşa Sazlıdere Savaşından yenilip esir düştü ve öldürüldü. Mustaf ordusuyla Anadolu'ya geçip Bursa'ya hücum edip şehri kuşattı. Fakat II. Murat'in usta vezirleri tarafından Mustafa'nın çevresine onun bir düzmece olduguna inandırıldı; baş danışmanı vezirlik unvanı verilme sözü ile ayartıldı ve Bursa yakınlarına gelen ordusu dağıldı. Trakya'ya kaçtı ise orada da tutunamadı ve Kızılağaç Yenicesi'nde yakalanıp Edirne'de idam edildi. Düzmece Mustafa olayı denilen bu büyük isyan II. Murat'ın karşılaştığı ilk isyan olmadı. Ertesi yıl genç küçük kardeşi Küçük Mustafa isyan etti; İznik'i ele geçirdi ve yine baş danışmanı ihanetiyle bu isyan da bastırıldı. Osmanlı Devleti kuruluş dönemi Osman Gazi Osman Bey'in babası mehmet tanrıkulu hakkında sağlam ve güvenilir bilgiler hemen hemen yoktur. Bilinen hem de beyliğin gücünün yavaş yavaş arttığının göstergesi olmaktadırlar.Marmara BölgesindeBizansta kentlerinden Bursanın 1326 da Osmanlı Beyliğinin eline geçmesiyle sürmüştür Bizans kentlerinden Bursa'nın 1326'da Osmanlı Beyliği'nin eline geçmesiyle sürdü. Bursa'nın alınışını göremeden o yıl ölen Osman Bey'in yerine geçen oğlu Orhan Bey zamanında da Osmanlı Beyliği'nin gelişmesi hızlandı. Bursa'nın ardından Marmara Bölgesinin öteki büyük Bizans kentleri Osmanlı Beyliği yalnız Bizans topraklarında genişlemişti.Orhan Bey Osmanlı Beyliği Gazi Fazıl gibi komutanları Osmanlı hizmetine geçtiler ve özellikle Rumeli'nin fethinde çok önemli roller oynadılar. İlk düzenli yaya ve atlı ordu Orhan bey zamanında kuruldu.14. yüzyıl ortalarında Bulgar Krallıkları ve Arnavut Prenslikleri vardı. Bazı liman kentleri de Venedik'in elinde bulunuyordu.14. yüzyıl ortalarında halkı ortodokslardan oluşan Balkanlar 1354'te ayak bastılar. Osmanlılar'ın Balkanlar'da ele geçirdikleri ilk üs Gelibolu Yarımadası'nda Çimpe Kalesi oldu. Orhan Bey'in yerine geçen oğlu I. Murat ile Balkan seferleri başlamıştırYükselme (1453 - 1579) II. Mehmed denizaşırı bir seferle Napoli Krallığı'nın elinde bulunan Otranto'yu aldı ve İtalya içlerinde harekâta başladı. Ama II.Mehmet'in 49 yaşındaki ölümü (1481) bu seferin yarım kalmasına neden oldu.II. Bayezit (1481 - 1512) İnebahtı limanlarını kazandırdı.Yavuz Sultan Selim halife ünvânı aldı ve bu unvan kendisinden sonra gelen Osmanlı padişahları tarafından da kullanıldı.Kanuni Sultan Süleyman döneminde devlet en güçlü ve şaşalı dönemini yaşamıştır.46 yıllık hükümdarlığında devlet doğal sınırlarına ulaşmış ve tam anlamıyla günümüzde süper güç tabir edilen konuma ulaşmıştır.Öyle ki dönemin en güçlü ülkelerinden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile yapılan bir antlaşmada Osmanlı Vezir-i azamı ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu hükümdarı denk kabul edilmiştir. Yani Osmanlı nın 2.adamı ancak diğer ülkeleri muhattap alacak seviyededir. Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi atalarının pek çok defa girişip de başaramadıkları İstanbul'u alma işini düşünebilecek ve bunu gerçekleştirebilecek kadar kendini güçlü hissediyordu.Mehmet(Fatih)dönemi (1451-1481) Murat'ın ölümünden sonra 19 yaşındaki oğlu Mehmet ilk iş olarak İstanbul'un fethi için hazırlıkları başlatır. İstanbul'un Fethi(29 mayıs 1453) Fethin sebebleri: 1) Bizansın sürekli olarak avrupa devletlerinin osmanlı alehine kışkırtılması 2) Bizansın anadolu beylikleri ve şehzadelerini osmanlı yönetimi aleyhini kışkırtarak karışılık çıkartması 3) İstanbul'un boğazı üzerine bulunan Bizans'ın osmanlı ticareti için büyük bir denge oluşturması 4) Osmanlı sınırları içerisinde kalan bizans topraklarının bütünlüğünü bozması 5) Bizans engelinin ortadan kaldırarak balkan fethlerinin dahada kolaylaştırmak istenmesi. Yavuz Sultan Selim dönemi ![]() Yeniçerilerin desteği ile babası II. Beyazıt'ı tahttan uzaklaştıran Yavuz Sultan Selim Memlûklar'a karşı harekete geçti. Yavuz'un Batı' da tehlike görmemesi nedeniyle doğu sınırlarını kontrol altına almak istemiştir. Bu sebeple doğuya yönelik fetih politikası izlemiştir.Mısır Seferi Nedenleri Yavuz Sultan Selim'in İslam Dünyasının lideri olmak istemesi Baharat Yolu ve zengin bir tarım bölgesi olan Mısır'ı almak istemesi Dulkadiroğullarının Osmanlı egemenliğine girmesi Memlüklerin Şah İsmail ile ittifak kurması Mercidabık Savaşı(1516) Memlük sultanı Kansu Gavri yenildi toprakları Osmanlının oldu. Sonuçları:Memlük toprakları alındı. Memlük hazinesi alındı hazine altın doldu. Kutsal Emanetler İstanbula taşındı. Halifelik Osmanlılara geçti. Osmanlı devleti teokratik devlet yapısı kazandı. Venedikliler Kıbrısa ödedikleri 10000 altını Osmanlıya ödemeye başladılar. Baharat Yolu Mısır alındı.Kanuni Sultan Süleyman dönemi ![]() Kanuni Sultan Süleyman 1551'de yeniden başladı.Rodos'un alınması Kanuni döneminde Osmanlı Devleti'nin batıya karşı bir savaş cephesi de Akdeniz'di. Akdeniz'de meydana gelen ilk önemli olay Akdeniz'de Osmanlı Devleti ile başta İspanya ve İtalyan şehir devletleri arasında çok şiddetli deniz mücadeleleri gerçekleşti. Bu dönemin en önemli olayı top ve asker sayısı bakımından üstün olan ve Andrea Dorya komutasındaki birleşik Hristiyan donanmasına karşı kazandığı parlak zafer oldu (28 Eylül 1538). Bu zafer Osmanlı donanmasının Akdeniz'in en güçlü deniz kuvveti olduğunu ortaya koydu. 1541'de V. Karl'ın Cezayir'i almak için yaptığı girişim de püskürtüldü. Yine Preveze Deniz Savaşı'ndan sonra Osmanlı donanması bir süre Akdeniz'in bir Osmanlı denizi olmasını da sağladı.Hint Deniz Seferleri ![]() Akdeniz'de Osmanlılar'la Hristiyan Akdeniz devletleri arasında her iki taraf için de yıpratıcı deniz savaşları yapılırken Osmanlılar Hint Okyanusu'nda kesin bir üstünlük sağlayamadılar. Osmanlılar'ın Hint Okyanusu'ndaki başarısızlığı daha sonra hem Osmanlı devleti hem de tüm doğu ulusları için son derece olumsuz sonuçlar doğuracaktır. İran seferi Kanuni döneminde önemli mücadele alanlarından biri de İran oldu. Yavuz Sultan Selim zamanında İran'a karşı kazanılan Çaldıran zaferine Osmanlı ordularının Tebriz'e kadar ilerlemesine ve tüm Doğu Anadolu'nun Osmanlı egemenliğine geçmesine karşın İran ile kesin bir barış antlaşması imzalanmamıştı. Gerek İran gerekse Osmanlı İmpratorluğu Osmanlılar da Hint Okyanusu'na kuzeyden açılan iki körfezden biri olan Basra Körfezi'ne açılan Irak topraklarını ele geçirme emelleri besliyorlardı. Bu arada iki devlet arasında sınır olayları da eksik değildi; bir takım sınır görevlileri durmadan taraf değiştirmekteydiler. Bütün bu olaylar bir araya gelince 1533'te Sadrazam İbrahim Paşa arkasından da padişah İran seferine çıktı (1534). "Irakeyn Seferi" denilen bu seferin en önemli ve kalıcı etkisi Bağdat dahil olmak üzere Irak topraklarının Osmanlılar'ın eline geçmesi oldu (1535). Böylece Hint Okyanusu'na açılan önemli körfezlerin ikisi de Osmanlılar'ın eline geçmiş oldu. İran savaşları 1555'teki Amasya Antlaşması ile sona erdi; antlaşma sonucu Azerbaycan ile merkezi Tebriz bir kısım Doğu Anadolu toprakları ve Irak Osmanlılar'ın eline geçti. Bu barış 1576 yılına kadar sürdü.Duraklama (1579 - 1699) Osmanlı'da duraklama dönemi Sokullu Mehmet Paşa'nın ölmesiyle başlamıştır. Deneyimsiz kişilerin tahta geçmesi ile merkezi yönetimin bozulması sonucu ocak içindir.' anlayışı gelişmiştir.Avusturya ve İran seferleri sonucu oluşan ekonomik sıkıntılar sık padişah değişmeleriyle çok verilen cülus bahşisi ve yeniçerilerin artmasıyla verilen ulufe miktarının da artması Osmanlı ekonomisini yıpratmıştır.Celali ayaklanmaları Rönesans) Osmanlı'nın takip etmemesi Osmanlı için bir dezavantaj olmuştur.NOT:Osmanlı Devleti'nin eğitim sisteminin bozulmasının nedeni Beşik Ulemalığı denilen sistemin ortaya çıkmış olmasıdır.Bu sisteme göre müderrislerin(Öğretmen) yeni doğan çocukları doğduğu andan itibaren medrese(Eğitim yuvası) öğretmeni sayılıyordu. Gerileme (1699 - 1792) Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi Yaş Antlaşmasına kadar (1792) geçen süreye denir.Bu dönemde Karlofça ve İstanbul Antlaşması’yla kaybedilen yerleri geri almak ve mevcut toprakları korumak amacıyla batıda Avusturya ve Venedik kuzeyde Rusya ve doğuda İran ile savaşlar yapılmıştır.Bu yüzyılda Avrupa’dan geri kalındığı Pasarofça Antlaşması’ndan itibaren kabul edilmiş ve yapılan ıslahatlarda Avrupa örnek alınmıştır. 26 Ocak 1699 tarihinde Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ile imzalanan Karlofça Antlaşması Mora ve Dalmaçya kıyıları Venediklilere bırakmıştır.Bu yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti kaybettiği toprakları geri alarak Avrupa'da tutunmayı ve eski gücünü korumayı amaçlamıştır. Ancak bir süre sonra bu amacına ulaşamayacağını anlayınca elindeki toprakları koruma politikası izlemeye başlamıştır.Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi Yaş Antlaşmasına kadar (1792) geçen süreye denir.Bu dönemde Karlofça ve İstanbul Antlaşması’yla kaybedilen yerleri geri almak ve mevcut toprakları korumak amacıyla batıda Avusturya ve Venedik kuzeyde Rusya ve doğuda İran ile savaşlar yapılmıştır...Bu yüzyılda Avrupa’dan geri kalındığı Pasarofça Antlaşması’ndan itibaren kabul edilmiş ve yapılan ıslahatlarda Avrupa örnek alınmıştır. Islahatlar Karlofça Antlaşması ile Osmanlı bir dizi tedbirler almaya başlamış ve mali İstanbul'a bir kâğıt ve kumaş fabrikası kurulmuştur.Sultan I. Mahmud (1730-1754) ve III. Mustafa (1757-1773) dönemlerinde Osmanlı Ordusu modernize edilmeye çalışılmış Fransa'dan mühendisler getirterek Mühendishane ve Bahriye sınıfını ve okullarını modern usullere göre ıslah etmeye ve onları tâlim ve terbiyeye girişti. Batıdaki gelişmeleri öğrenmek amacıyla Fransa ve Almanya'ya elçiler gönderdi. Tıp ve Astronomi sahaları ile ilgili çalışmalar hızlandırıldı.Askeri teşkilat Bu döneme ait birçok padişah devletin gerilediğini ve önlenmesi gerektiğini düşünerek birçok tedbir almaya çalışsada Yeniçeri ocağının görev yapamaz hale gelmesi ile yeniliğe açık iyi yetişmiş padişahlara destek olacak devlet adamı olmaması Osmanlının gerilemeyi durduramamasına yol açmıştır. ==III. Selim ve Islahat manyak III. Selim Avrupa ve Avusturya'nın ordu ve idare teşkilatı hakkında rapor hazırlamasını isteyerek elçi olarak gönderdiği Bekir Râtıp Efendi'nin kısa zamanda Avrupa'nın ilmî subayların yetiştirilmesi ve b[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]a bir çok konu ile ilgili sunduğu rapor üzerine Nizam-ı Cedid ordusu oluşturuldu. Ayrıca bu döneme Nizam-ı Cedid dönemi de denir.Sonra yenilik hareketlerine karşı çıkan devlet adamları ve yeniçeriler isyan çıkardılar. Bunun sonuncun da III. Selim tahttan indirildi Nizam-ı Cedit dağıtıldı ve yeniliği destekleyen devlet adamları ve kişiler cezalandırıldı. Padişah IV. Mustafa bunları destekledi ve böylece Nizam-ı Cedit ordusu ve dönemi sona erdi.Gerileme Dönemi Padişahları [b]II. Mustafa (1695 – 1703) I. Mahmut (1730 – 1754) III. Osman (1754 – 1757) III. Mustafa (1757 – 1774) I. Abdülhamit (1774 – 1789) III. Selim (1789 – 1807) IV. Mustafa (1779 – 1808) Karlofça Antlaşması Karlofça Antlaşması Sırbca: Среmсkn Карлоbцn/Srijemski Karlovci adı ile anılan) küçük bir kasabadır. Antlaşma 1683–1698 Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları'nın sonucunda imzalanmıştır.Sonuçlar Karlofça Antlaşması Osmanlı Devleti'nin batıda büyük çapta toprak kaybettiği ilk antlaşmadır. Karlofça Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti kaybettiği toprakları geri alma siyaseti izlemeye başlamıştır. Böylece duraklama dönemi biterken gerileme dönemi başlamıştır.Avusturya'nin barış görüşmelerini kabul etmesinin başlıca sebebi batıda çıkması önlenemez olduğu gayet açık olan savaştı. Habsburg Hanedanı'nın İspanya kolundan olan İspanya Kralı II. Carlos fiziksel ve akılsal kusurlu idi ve çocuksuzdu. İspanya krallığına varis olarak iki değişik hanedan temsilcisi bulunmaktaydı: Birisi Kutsal Roma Germen İmparatoru olan Habsburg hanedanından I. Leopold diğeri ise Bourbon Hanedanı'ndan Fransa Kralı XIV. Louis. Her ikisi de İspanya İmparatorları II. Felipe'nin torunu ve sonraki IV. Felipe'un damatları olup her ikisinin de İspanya tahtı üzerindeki iddiası ayni güçte idi. II. Carlos kendine varis olarak önce I. Leopold'u seçmisti ama sonra fikrini değiştirip XIV. Louis'i varis yapmıştı. Fransa ve İspanya'nin birleşmesi ve (İspanya'yı da idaresine geçiren) Fransa'nın Avrupa'nın ve Amerika ve Asya'da İspanya kolonilerine sahip süper-güçlü ülkesi olarak ortaya çıkması Avusturya'yı olduğu gibi diğer birçok batı Avrupa ülkesini de korkutmaktaydı. Bu karmaşık İspanya veraseti sorunu bir Avrupa savaşı ortaya çıkarması bekleniyordu. Nitekim de Karlofça Antlaşması'ndan 2 yıl geçmeden beklenen oldu ve 1701-1714 döneminde 13 yıl süren ve ilk büyük Avrupa savaşı olan İspanya Veraset Savaşları başladı. Karlofça'ya İngiltere ve Hollanda'nın arabuluculuk yapmaya çok hevesli olmaları ve Avusturya'nın bu antlaşmaya hemen razı olması hep bu beklenen savaş nedeniyledi. Lâle Devri âle Devri o dönemde İstanbul'da yetiştirilen ve zamanla ünü dünyaya yayılan lale çiçeklerinden alır.Bu dönem gerileme dönemine dahil olmaktadır. Nedim Lâle Devri'nin günlük hayatını ve İstanbul'un tasvirini aşağıdaki unutulmaz mısralarla yapmıştır:Bu sehri İstanbul kî bî misl ü behâdir;Bir sengine yekpare Acem mülki fedadir. Bazari hüner madeni ilm ü ulemadir. İnce ve hassas bir ruha sahip olan Sultan III. Ahmet Ayasofya'da Bâb-ı Humâyun'un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da Deryayi Sim adlı bir su bendi inşa ettirmiştir.Bunlardan b[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]a Üsküdar Yeni Vâlide Câmii Üsküdar Şemsi Paşa'da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler yine bu dönemde yapılmıştır.Dönemin belki de en gözde eseri olan Sâdâbâd bize yıkıntıdan fazla bir şey kalmamıştır.Halkın büyük bir kısmı zor durumdayken İstanbul'da bazı devlet büyüklerinin rahat bir yaşam sürdürmeleri eğlenceye düşkünlükleri huzursuzluklara sebep oluyordu. İran savaşı sırasında Sultanın para karşılığı alınan kaleleri sattığı söylentisi üzerine halk sultanın sefere katılmasını istiyordu. III. Ahmet ve Sadrazam Damat İbrahim Paşa göstermelik bir sefer alayı düzenlediler. Akşam olunca kayıklarla saraya geri dödüler. Bu durumun anlaşılması bardağı taşıran son damla oldu. Patrona Halil isimli bir hamam tellakı bu durumdan memnun olmayan halkı da yanına katarak isyan çıkardı. İsyan sonucu Nevşehirli Damat İbrahim Paşa idam edildi ve yakınları öldürüldü. Padişah III. Ahmet tahttan indirildi ve yerine I. Mahmut getirildi. Devir teslim sırasında III. Ahmet oğlu I. Mahmuta o ünlü sözünü söyledi. "Devleti ehliyetsiz sadrazamlara teslim etme"1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı ![]() 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı Osmanlıların yenik düşmesiyle sonuçlanmış bir savaştır. Bu savaşın sonucunda Ukrayna'nın güneyi Kuzey Kafkaslar ve Kırım Rusya'nın eline geçmiştir.Savaşın Nedenleri Savaş ilk önce Lehistan'da kralla soylular arasında çıkan bir anlaşmazlık yüzünden başladı. Rus Çariçesi II. Katerina Lehistan'ı parçalamak amacıyla Lehistan'ın içişlerine karışıyordu. Kralı soylulara karşı desteklemek amacıyla bölgeye Kazak Rus askerlerini gönderdi. Askerler Osmanlı Devleti sınırları içindeki Balta kentine girerek katliam yaptılar.[1] Osmanlı padişahı III. Mustafa bu durumu protesto ederek 25 Eylül 1768 tarihinde Rusya'ya savaş açtı. Lehistan'da krala karşı çıkan soylular Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldılar. Birleşik Krallık da Rus donanmasına danışmanlar göndererek Rusya'nın yanında yer aldı. Savaşın Sonuçlanması 21 Temmuz 1774 tarihinde tahta yeni geçmiş olan Osmanlı padişahı I. Abdülhamit Küçük Kaynarca Antlaşmasını imzala..... savaşa son verdi. Bu antlaşmayla Kırım'a bağımsızlığı verildi. Ama Rusya'nın asıl amacı bağımsız olan Kırım'ı kısa bir süre sonra topraklarına katmaktı. 9 yıl sonra 1783 yılında Rusya Kırım'ı resmen kendine bağladı. Kısa bir süre sonra da Ruslarla Osmanlılar arasında tekrar savaş çıktı. Küçük Kaynarca Antlaşması Küçük Kaynarca Antlaşması Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşına son veren ve Osmanlı Devletinde önemli toprak kayıplarına yol açan antlaşmadır. Güney Dobruca’daki Küçük Kaynarca kasabasında imzalandığından bu adı almıştır.Antlaşmanın koşulları 17 Temmuz 1774 tarihinde imzalanan ve henüz tahta yeni çıkan I. Abdülhamit tarafından tasdik edilen yirmi sekiz maddelik bu antlaşmaya göre[1] :Kırım Hanlığı'yla Kuban ve Bucak Tatarları siyâsî bakımdan müstakil olup ancak dînî işlerinde Hilafet makamına tâbi olacaklardır. Kılburun Rusya’ya terk edilmiş ve Aksu hudut kabul edilmiştir. Ruslar tarafından işgal edilen Besarabya Boğdan ve Gürcistan ülkeleriyle Akdeniz adaları Osmanlılara iade olunacaktır. Rus ordusu bir ay içinde sol sahiline çekilecektir. Babıali daimî surette himaye edecektir. Rus sefirlerinin Eflâk ve Boğdan vaziyetleri hakkındaki müracaatları dikkate alınacaktır. (Bu madde mucibince memleketin işlerinde Rus müdahalesine devamlı açık kapı bırakılmış oluyordu.) Rus ticaret gemileri Karadeniz’le Akdeniz’de hareket serbestisine sahip olacak ve istedikleri zaman boğazlardan geçebilecekler ve Osmanlı limanlarında kalabileceklerdi. Böylelikle Karadeniz bir Türk gölü olmaktan çıktı. Ruslar İstanbul'da elçilik bulundurabilecek ve Balkanlarda konsolosluk bulundurabileceklerdi. Bu da Rusların Panslavizm politikasına zemin hazırlamıştır. İngiltere ile Fransa'ya verilen kapitülasyonlar Rusya’ya da aynen tanınacaktır. Osmanlı Devleti Rusya’ya on beş bin kese akça verecektir. Osmanlı Devleti tarihinde ilk defa savaş tazminatı ödemiştir. Orta Kuzey Kafkasya'da Osmanlı Devleti ile Rusya arasında tarafsız bir bölge olan Kabartay ya da Kabardiya Rusya'ya ilhak edildi. Antlaşmanın sonuçları Osmanlı Devleti devamlı olarak bu devletin saldırılarına mâruz kalmıştır.Ayrıca bu antlaşmayla Kırım'a özerklik verilmesi Rusya'nın sonradan Kırım'ı egemenliği altına alması için bir atlama taşı oluşturmuştur. Nitekim Rusya bu antlaşmanın imzalanmasından 9 yıl sonra Kırım'ı topraklarına katmıştır. Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Devleti; Dünyanın sayılı devletlerinden biri olma özelliğini yitirmiştir. Uluslararası saygınlığını kaybetmiştir. Yüzyılın en ağır antlaşmasını imzalamıştır. Karadeniz'de yüzyıllardır devam eden egemenliğini kaybetmiştir Nizam-ı Cedid Ekibi Yeni bir ocağın kurulmasına karar verilmesinin en mühim sebebi açık fikirli ve yenilikçi taraftar bir ekibi toplantıya çağırdı. Bu ekibin başına da Rumeli Kazaskeri İsmail Paşazade Esseyid İbrahim İsmet Bey'i getirdi. Yayla İmamı Risalesi'ne göre Nizam-ı Cedid programı 72 maddeden oluşmuştur. Osmanlı Devleti bu ıslahatı yaparken Fransa'dan yardım istemiş top kundağı ve tüfenkçi işçileri gelmişti. Ayrıca 1798'de III. Selim'in isteği üzerine Osmanlı kara birliklerinde incelemelerde bulundu.Merkezi Teşkilatta Nizam-ı Cedid'in Yeri Yeniçerilerin kuşkulandırılması Tüfenkçi Ocakları adıyla Bostaniyan-ı Hassa Ocağı'na bağlandı.Nizam-ı Cedid Ordusu III. Selim'in topladığı bir mecliste ilk önce ocağa haftalık belli düzende talim yapılması fikri sorulmuş ancak ocak ağalarından olumsuz yanıt alınmıştır. Bunu üzerine Nizam-ı Cedid ordusunun kurulmasına karar verilmiştir. Yeniçerilerin tepkisini çekmemek için ise Bostancı Ocağı'na bağlı Bostancı Tüfenkçisi adı altında kurulmuştur. İlk kışla Cezayirli Gazi Hasan Paşa'ya ait olan Levend Çiftliği'nde kurulmuş daha sonra artan destekle beraber önce Üsküdar'da daha sonra da Üsküdar merkez olmak üzere Anadolu'da ortalar kurulmuştur. Bugünkü Selimiye Kışlası'nın temellerinin atıldığı Üsküdar Kışlası'na bağlı olan Anadolu'daki ortalar şöyleydi: Ankara Ortası İçel Ortası ve Karaman Süvari Ortası.Bu ortaların kurulmasıyla beraber Nizam-ı Cedid Ordusu'nun mevcudu 230.000'e yaklaşmıştır. Askerler 25 yaşını geçmemiş ve temiz ailelerden seçilir; bunlara önce usul ve erkan öğretilirdi. Ocakta her bir üye arasında kefalet sistemi geliştirilmişti; böylece firarlar engelleniyordu.Dağılma (1792 - 1922) Bu dönem 1792 Yaş Antlaşması ile başlayıp 1922 de Osmanlı Devleti'nin yıkılışına kadar devam eden dönemdir. Osmanlı Devleti Avrupalı devletlerin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından yararlanıp denge politikası izleyerek varlığını korumaya çalışmıştır. Osmanlı Avrupa'da çıkan isyanlar ve uzun süren Rus savaşları ile iyice yıpranmış ve devlet yönetiminde ıslahata yönelik çalışmalar yapılmış ise de pek başarılı olunamamıştır. Ayastefanos Antlaşması Berlin Antlaşması Sırp İsyanı(1804) 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması Yunan İsyanı 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve Edirne Antlaşması Mehmet Ali Paşa isyanı Tanzimat Fermanı(1839) Kırım Savaşı(1853-1856) 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) Dömeke savaşı (1897 Osmanlı Yunan savaşı) Trablusgarp Savaşı (1911-1912) Balkan Savaşları (1912-1913) I. Dünya Savaşı (1914-1918) Çanakkale Savaşları (1915-1916) Saltanatın Kaldırılması (1922) II. Mahmut döneminde Askeri alanda yapılan yenilikler [değiştir] 1. Alemdar Mustafa Paşa Nizam-ı Cedit ordusunun yerine Sekban-ı Cedit Ordusunu kurdu.2. II. Mahmut Alemdar Mustafa Paşanın öldürülmesi üzerine Sekban-ı Ceditin yerine Eşkekşi Ocağı kurdu. 3. 1826'da Yeniçeri Ocağını kaldırarak yerine Asakir-i Mensurei Muhammediye ordusu kuruldu. Bu olayın adı Vakay-ı Hayriye(Hayırlı Olay)'dır. 4. Yeni kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu tümen bölük gibi birliklere ayrıldı. Eğitimi için Prusya'dan subaylar getirildi. Avrupaya subaylar gönderildi.Abdulmecid Dönemi (1839-1861) Londra Konferansı (1840) Mısır Valiliği fakat hukuki yönden Osmanlı'ya bağlı kalacak. [b]Mısırda vergiler padişah adına toplanacak dörtte biri İstanbul'a gönderilecek. Bu anlaşmayla Mısır iç işlerinde serbest dış işlerinde Osmanlı'ya bağlı imtiyazlı bir eyalet haline geldi.Londra Konferansı (1841) Hünkar İskelesi Antlaşması'nın süresi bitince Londra'da bir konferans toplandı. Toplantıya İngiltere Prusya ve Osmanlı Devleti katıldılar. Londrada imzalanan boğazlar sözleşmesine göre;Boğazlar Osmanlı Devleti'nin olacak ancak Osmanlı barış halindeyken boğazlar bütün savaş gemilerine kapatılacaktı.[b]Bu sözleşme ile boğazlar devletlerarası bir statü kazandı. Rusya boğazlar üzerindeki üstünlüğünü kaybederken Fransa ve İngiltere Akdenizdeki güvenliklerini arttırmışlardır. Tanzimat Fermanı (3 Kasım 1839) Ana madde: Tanzimat Fermanı Tanzimat fermanı'nın amacı; Osmanlı uyruğunda bulunan bütün vatandaşlara eşit haklar vererek Avrupa Devletleri'nin Osmanlıların içişlerine karışmasını önlemek Azınlıklar ve Avrupa üzerinde olumlu bir etki yaparak Avrupalı Devletlerin desteğini sağlamak ve imparatorluğu yeniden toparlamaktı.[b]Avrupalı Devletlerin iç işlerimize karışmasına engel olmak. Devleti ve toplumu demokratik bir yapıya kavuşturma isteği Bu nedenlerden dolayı 3 Kasım 1839 da Tanzimat Fermanı (Gülhane Hattı Hümayunu) ilan edildi.HGH Tanzimant Fermanının İçerdiği Esaslar [b]Müslüman ve Hiristiyan bütün halkın ırz can ve mal güvenliğinin sağlanması. Vergilerin düzenli bir yönteme göre belirlenmesi ve toplanması Kırım Savaşı (1853-1856) Sebepleri; 1. Rusyanın Osmanlı Devleti üzerindeki emelleri. 2. Kutsal Yerler Meselesi: Rusya İstanbul'a bir elçi göndererek Ortodoks kilisesinin kutsal yerlerle ilgili isteklerinin onaylanmasını istemiş Osmanlı bu isteği reddetmişti.3. Rusya'nın 1848 İhtilallerinin Avrupa'da meydana getirdiği karışıklıklardan yararlanmak istemesi. Bu sebeplerden dolayı savaş Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldı. Sivastopol kalesi kuşatılarak alındı. Yenilen Rusya ile Paris Antlaşması imzalandı.(1856)Kırım Savaşında İngiltere Osmanlı Devletinin yanında savaşa girdi. Avusturya ise Eflak-Boğdan'ı işgal ederek destek verdi. Osmanlı Devleti ilk dış borcu Kırım savaşı sırasında İngiltere'den aldı.(1854) Osmanlı Devleti Paris anlaşması sırasında Avrupalı devletlerin tam desteğini kazanmak için azınlıklara geniş haklar tanıyan Islahat Fermanı'nı ilan etti.Islahat Fermanı (1856) Ana madde: Islahat Fermanı Paris anlaşması görüşmeleri sürerken Islahat Fermanı ilan edilmişti.(1856) Bu fermanla ilgili bir madde Paris Anlaşmasında da yer aldı. Islahat Fermanı kaynağını ve ortaya çıkış nedenini yabancı devletlerden almaktadır. Bu fermanın esasları Fransa'nın ısrarı ile Avusturya Paris antlaşması şartlarını lehine çevirmek için bu fermanı ilan etmiştir.1)-Din ve mezhep hürriyeti sağlanarak azınlıklara okul kilise ve hastane açma hakkı verilecek.2)-Azınlık ve yabancılara küçük düşürücü sözler söylenmeyecek 3)-Azınlıklar da bütün devlet memurluklarına girebilecek. 4)-Askerlik işleri yeniden düzenlenecek azınlıklardan askerlik için bedel kabul edilecek.5)-Vergi sistemi yeniden düzenlenecek. İltizam usulü kaldırılacak. 6)-Herkes inancına göre yemin edecek karma mahkemeler kurulacak.Abdulaziz Dönemi(1861-1876) Bu Dönemde ve Almanya(1871) siyasi birliklerini tamamla..... siyasi güç olarak ortaya çıktılar.V. Murat Dönemi V. Murat Abdülaziz'in tahttan indirilmesi sonucu padişah oldu.(1876) Ancak sağlığının yerinde olmadığı görüldü. Bu durum karşısında başta Mithat Paşa olmak üzere önde gelen devlet adamları toplam 99 5 gün tahtta kalan V. Murat'ı tahttan indirerek Meşrutiyeti ilan etme sözü veren II. Abdülhamit'i tahta çıkardılar.II. Abdulhamit Dönemi (1876-1909) 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) Savaşın nedeni İstanbul (Tersane) ve Londra Konferansı kararlarının Osmanlı tarafından kabul edilmemesi ve Rusya'nın Panslavist politikası ve sıcak denizlere inme çabasıdır.Rusya ilk olarak kamuoyu tarafından reformlara büyük bir tepki vardı.Rusya tüm bu sebeplerden dolayı Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Savaş Doğu ve Batı cephesi olarak ikiye ayrılmıştı.Batı cephesinde taarruzu deneyen Osman Paşa başarılı olamadı.Ruslar doğuda Erzurum'a kadar ilerlediler. Rus ordusu Aziziye Tabyalarında Şehit Halil B[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]an Paşa tarafından durduruldu. Ancak ağır kış şartlarına dayanamayan Osmanlı kuvvetleri Rus ordular karşısında tutunamadı.Ruslar batıda Edirne ve doğuda Kars'a kadar girdiler. Sonuç olarak da iki taraf arasında Ayestafanos Antlaşması imzalandı.Bu anlaşma Rusya'ya sıcak denizlere inme konusunda Balkan ve Doğu koridorunu açmıştır. Bu durum Avrupa devletlerin tepkisine neden olmuş Rusya yeni bir savaşı göze alamadığından Berlin'de bir kongre toplanmasını kabul etmiştir.Bu antlaşma yürürlüğe girmemiş bunun yerine Berlin antlaşması imzalanmıştır. Osmanlı Devleti'nin imzalayıpta uygulamaya konulmayan iki antlaşma AYESTEFANOS ve SEVRdir.Berlin Kongresi ve antlaşması(1878) Bu sırada İngiltere Osmanlı Devleti'ne Kıbrıs'ın kendisine bir üs olarak verilmesi durumunda kongrede Osmanlı Devletini savunacağını söyledi. Osmanlı İngiltere'nin bu isteğini kabul etmek zorunda kaldı.Bu antlaşma ile Osmanlı'nın dağılma süreci hızlandı. İngiltere de Osmanlı topraklarının parçalanmasına katıldı. Bu yüzden Osmanlının dış politikasında İngiltere'den boşalan yeri Almanya almaya başladı. Ermeni meselesi ilk defa uluslararası bir antlaşmada yer almış Bosna-Hersek üzerinde haklar elde eden Avusturya ve Kıbrıs'ı üs olarak alan İngiltere'dir.V. Mehmet Reşad Dönemi (1909-1918) Trablusgarp Savaşı (1911) XX. yy. başında Kuzey Afrika'da sadece Trablusgarp Osmanlı egemenliğinde kalmıştı.(Daha önce Cezayir'i ve Tunus'u ve Fas'ı Fransızlar işgal etmiş Mısır'ı da İngilizler işgal etmişlerdi.)İtalya'nın gelişen sanayisi için hammadde ve pazar arayışı bunun içinde Osmanlının elindeki Trablusgarp'a asker çıkarmaları.Trablusgarp'ı ele geçirmekte zorlanan İtalyanlar Oniki Ada ve Rodos'u işgal ettiler. Bu sırada Balkan Savaşı patlak verince Osmanlı Devleti barış imzalamak zorunda kaldı. İtalyanlarla Uşi (Ouchy)Antlaşması imzalandı.(1911) Antlaşmaya göre Osmanlının kuzey afrikadaki son toprağı olan Trablusgarp ve Bingazi İtalya'ya bırakıldı. Balkan Savaşları Rusyanın Panslavist politikası ve sıcak denizlere inme düşüncesi doğrultusunda Balkan Devletlerini Osmanlıya karşı kışkırtması sonucu çıkmıştır. İngiltere Osmanlı-Almanya yakınlaşmasından rahatsızlık duyuyordu. Çünkü Almanya hem Avrupa'nın güçlü bir devleti hem de İngiltere'nin sömürgelerine göz diken bir tavırda idi. İngiltere Almanya tehlikesine karşı daha zayıf durumda olan Rusya'yı kullanmaya karar verdi.I. Balkan Savaşı Ana madde: I. Balkan Savaşı Osmanlinin Trablusgarp'ta savaşıyor olmasini firsat olarak gorduler ve Rusların kışkırtmasıyla Sırbistan Karadağ ve Bulgaristan aralarında anlaşarak Osmanlı Devletine savaş açtılar.Osmanlı Ordusunun bir bölümü savaştan önce terhis edilmişti. Bu duruma bir de subaylar arasındaki siyasi çekişmeler eklenince Osmanlı Devleti bütün cephelerde yenildi. Makedonya Edirne ve Kırklareli işgal edildi. Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti. Sonuçta Kırklareli). Ayrıca Bozcada ve Gökçeada Midilli sakız sisam ahikerya ve ipsara limni bozbaba semadirek dışındaki Ege adaları Yunanistan'a geçti.II. Balkan Savaşı I. Balkan savaşında en çok toprağı Bulgaristan almıştı. Bu durumdan memnun olmayan Yunanistan Karadağ ve Romanya Bulgaristan'a savaş açtılar. Bu durumdan faydalanan Osmanlı Devleti'de savaşa girerek Edirne ve Kırklareli'yi Bulgarlardan geri aldı.Osmanlı Devleti Bulgaristan ile İstanbul Antalaşması'nı Cemal ve Enver Paşaların devlet idaresindeki etkinliği arttı. 1.'ıncı Balkan savasına katılmayan devlet ROMANYAI. Dünya Savaşı (1914-1918) Dünya Savaşı veya Birekşi Cihan Harbi o tarihe kadar görülmemiş ilk dünya savaşıdır. I. Dünya Savaşı Avrupa'da İttifak Devletleri I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin askerî hareketleri Osmanlı Cephesi (I. Dünya Savaşı) maddesinde açıklanmaktadır. 30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi'ni imzala..... savaştan çekilmiştir. Çanakkale Savaşı I. Dünya Savaşı1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri[2] İtilaf Devletleri; Osmanlı Devleti'nin b[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]enti konumundaki İstanbul'u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'na girmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuştur ve iki tarafın da çok ağır kayıplar vermesiyle İtilaf Devletleri geri çekilmişlerdir. arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. sırasında Saltanatın Kaldırılması Saltanatın Lağvı veya Padişahlığın Kaldırılması ilga hükmünü geriye yürüterek "İstanbul'daki şekl-i hükümetin 16 Mart 1336 [1920]'de tarihe intikal ettiğini" bildirmiştir. Aynı gün alınan bir b[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]a Meclis kararıyla 1 ve 2 Kasım günleri milli bayram ilan edilmiştir. Kararnamenin ilanından sonra sadrazam Tevfik Paşa b[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]anlığında 4 Kasım günü son toplantısını yapan Osmanlı hükümeti istifasını padişaha sunmuştur. 5 Kasım'da Ankara hükümetinin İstanbul'daki temsilcisi Refet Paşa (Bele) tüm bakanlık müsteşarlarını Divanyolu'ndaki Şark Mahfili'nde topla..... her türlü faaliyete son vermelerini tebliğ etmiştir. 7 Kasım'da Babıali'deki başbakanlık dairesi resmen boşaltılmış ve Osmanlı Devleti'nin resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi'nin yayınına son verilmiştir. Şeklen "halife" ünvanını koruyan VI. Mehmet Vahidettin 10 Kasım'da son Cuma selamlığına katılmış veliaht Abdülmecit Efendi'yi halife ilan etmiştir. Nihayet 3 Mart 1924'te çıkarılan bir kanunla halifelik de lağvedilmiş ve tüm Osmanlı hanedanı mensupları yurt dışına çıkarılmıştır. ![]() |
|
|
|
![]() |
| Etiketler: imparatorlugu, osmanli, tarihi |
| Etiketler |
| imparatorluğu, osmanlı, tarihi, ve |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.3 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Protected by coders Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2 Webcrawler by coders CodersForum Her Hakkı Saklıdır |
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
|