![]() |
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
İNSANLARIN BEKLENTİLERİNİ BİLİN VE ONA GÖRE DAVRANIN.
İnsanların ihtiyaçları, onların davranışlarına kesin bir şekilde yansır. Herkesin ihtiyaçları vardır; a) Duygularına karşılık verilmesi b) Başarısının kabul edilmesi c) Güven tazeleme ihtiyacı (yaptığım doğrumu?) d) Dikkat çekme ihtiyacı e) Onaylanma ihtiyacı f) Değerli olma ihtiyacı gibi. İnsanların ihtiyaçlarını tespit ederseniz onların davranışlarını daha iyi anlarsınız. Herkes kendi istediği şeyi duyar ve kendi beklentilerine uymayan mesajları almama eylemindedir. Onun için ilişkilerde beklentiler göz önüne alınmadan kurulan iletişim problemlere yol açabilir. Bir aracın sürücüsü yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa trafik kazası olur. Bir kimsede hareket ve sözleriyle karşısındakini nasıl etkilediğini düşünmeden, kendi bildiği yönde istediği gibi davranır yada konuşursa trafikte olduğu gibi, iletişimde de kazalar ortaya çıkar. Psikolojide buna “iletişim kazaları” denir. Trafik kazalarında ölenler, yaralananlar olduğu gibi, iletişim kazalarında da ayrılanlar, gücenenler yaralıları; kendi içine kapanıp yalnızlığa gömülenler ölenleri oluşturur. Günlük hayatta belirli bir sosyal çevre içinde yer alan insanlar farkında olsun yada olmasın bir biriyle iletişim içindedirler. Bu açıdan insanlar belirli bir ilişkiler deseni içine girdiklerini hesaba katarak, çevresinin ve dostlarının düşünce ve anlayışını, beklentilerini göz önünde bulundurarak davranışlarını ayarlamalıdır. Bunu nasıl başarabilirsiniz? Farklı düşünce ve davranışları anlamaya çalışın. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koymaya çalışın. Şu soruyu aklınızdan çıkarmayın. “karşınızdaki kişiyle yer değiştirseydim ne düşünürdüm?” yer değiştireceğiniz kişi eşiniz, çocuğunuz yada arkadaşınız da olabilir. Eğer bu yöntemi hayatınızın bir parçası haline getirmeyi başarırsanız onları daha iyi anladığınızı göreceksiniz ve onlarla daha iyi iletişim kuracaksınız. Karşınızdaki tamimiyle yanılmış dahi olsa onu anlamadan kendi gözlüklerimizle onun dünyasını görmek ve ona hemen tavsiyelerde bulunmaya başlamak doğru değildir. Çünkü o kendisinin doğru yaptığını düşünmektedir. Bu yüzden onun düşünce tarzını ortaya çıkarmak ve niçin sizin gibi düşünmediğini anlamak zorundasınız. Başkalarının sizden farklı düşünmelerinin altında yatan mutlaka bir sebep vardır. Bu gizli sebebi keşfederseniz onun hareketlerinin anahtarını bulmuş olursunuz. Bir örnekle meseleyi daha anlaşılır hale getirelim; İki öğrenci gurubumuz olsun A ve B gurupları. A gurubunu yanımıza çağırıp bağlı bulunan bir köpeği onlara gösteriyor ve diyoruz ki; “Aman ha! Şu köpeğe yaklaşmayın, kuduzdur. Sizi ısırırsa mahvolursunuz.” Bunu duyan çocuklar köpeğe korkulu gözlerle bakmaya ve ondan uzak durmaya çalışıyorlar. B gurubunu da yanımıza çağırıp onlara da diyoruz ki; “Çocuklar şu zavallı köpek üç gündür aç. Çok sevimli ve akıllı bir köpek. Onu sevebilirsiniz ve doyurma görevi de sizin.” Bunu duyan çocuklar köpeğin yanına sokulup onu sevmeye başlıyorlar. Onun için yiyecek arama çabasına giriyorlar. Köpek aynı köpek olduğuna göre A gurubu köpeğin yanına dahi sokulamazken, B gurubu nasıl oluyor da köpeği sevebiliyor? Bu örnek bizlere çevremiz tarafından şartlandırılarak büyütülebileceğimizi gösterir. Onun için kişinin yetiştiği ortam çok iyi bilinmeli ve ona göre davranılmalıdır. Şunu aklınızdan çıkarmayın. Siz de onun yetiştiği şartlar içinde bulunsaydınız ne yapardınız? Nasıl hareket ederdiniz? Ona hak verirdiniz değil mi? O zaman ona hak verdiğinizi dile getirin; “Sizi böyle düşündüğünüzden dolayı zerre kadar kınamıyorum. Sizin durumunuzda bulunsaydım, ben de sizin gibi düşünürdüm” deyin. Böyle bir söz gönülleri fethetmeye yetecektir. “ Muvaffakiyetin bir sırrı varsa o da; başkalarının fikirlerini anlamak ve har şeyi onun gözüyle görmektir.” Henry FORD “Kendini başka bir adamın konumuna koyabilen ve onun kafasının nasıl işlediğini kavrayan bir kimse, istikbalin kendisi için ne sakladığını merak etmekten kurtulur.” Owen YOUNG “Başkalarının ne istediğini akıllarına getirmeyenler sonunda başarısız olurlar.” Herbert N. CASSON Cüzzamında titrediğim bir şehrin Çıkmaz sokaklarındayım şimdilerde Parmaklarımda telaşlanmış meleklerin ateşten kadehlerini dizerken O maviliklerden düşüyorum ateşe... Üşüyorum.... Bir mumum titreyen alevinde Ve bir kelebeğin kısacık ömründe Senin için yazdığım her dizeyi Bir çınarın uzun soluklu hayatında beklettim... Bilirim ki sen Şiiri en demlisinden seversin... Yani sen benim Her şiirde İmgelerce İçtiğimsin... ... €bru Cevapla Alıntı ile Cevapla Blogla Teşekkür et -------------------------------------------------------------------------------- 24-02-10 14:41 #2 Glamour Profil bilgileri Forum Mesajlarını Göster Özel Mesaj Blog Başlıklarına Bak Makaleleri Göster Tanıdıklara Ekle Forumun Fotoğrafçısı -de halindeyim acıların ... (d)üşüyorum ...! Mod. denetleyicisi -------------------------------------------------------------------------------- Mesajlar Mesajlar:14410 Forum Puanı:204205 Forum Gücü::459 Teşekkür Blog makaleleri:15 Teşekkür etti:6681 Teşekkür edildi: 6815 Ödüller: EMPATİ KURUN: Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine ko..... onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamalısıdır. Empatik anlayış, insanları birbirine yaklaştırma, iletişimi kolaylaştırma özelliğine sahiptir. İnsanlar, kendileriyle empati kurulduğunda, anlaşıldıklarını ve kendilerine önem verildiğini hissederler. Diğer insanlar tarafından anlaşılmak ve önem verilmek ise, bizi rahatlatır; kendimizi iyi hissederiz. Yapılan araştırmalarda, liderlik özelliğine sahip kişilerin empati kurma becerilerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Sağlıklı bir Empati kurulabilmesi için gerekli öğeler: 1- Empati kuracak kişi, kendisini karşısındakinin yerine koymalı, olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır. Her insan gerek kendisini gerekse çevresini, kendisine özgü bir biçimde algılar; bu algısal yaşantı özneldir (subjektiftir); kişiye özgüdür. Yani her insan dünyaya, kendine özgü bir bakış tarzıyla bakar. Eğer bir insanı anlamak istiyorsak, dünyaya onun bakış tarzıyla bakmalı, olayları onun gibi algılamaya ve yaşamaya çalışmalıyız. Bunu gerçekleştirmek için de empati kurmak istediğimiz kişinin rolüne girmeli, onun yerine geçerek adeta olaylara onun gözlüklerinin gerisinden bakmalıyız. Empati kurmaya çalıştığımız kişinin rolüne kısa bir süre için geçmeli “sanki o kişi imişcesine” düşünmeye ve hissetmeye çalışmalıyız. 2- Empati kurmuş sayılmamız için, karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamamız gereklidir. Karşımızdakinin yalnızca duygularını ya da yalnızca düşüncelerini anlamamız yeterli değildir. Karşımızdakinin rolüne girerek onun ne düşündüğünü anlamamız, hissettiklerinin aynısını hissetmemiz gerekmektedir. 3- Empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki kişiye iletilmesi davranışıdır. Karşımızdaki kişinin duygu ve düşüncelerini tam olarak anlasak bile, eğer anladığımızı ona ifade edemezsek empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız. Karşımızdaki insanlara empatik tepki vermenin başlıca iki yolu vardır: A) Yüzümüzü / bedenimizi kullanarak onu anladığımızı belli etmek B) Sözlü olarak onu anladığımızı ifade etmek. En etkili yolu bu ikisini birlikte kullanmaktır. Bir sıkıntımız olduğunda, bizimle konuşan kişi, dostça bir gülümsemeyle kolumuza dokunup sıkıntımızı sözelleştirirse, örneğin “son günlerde çok bunalmışsın” derse, rahatladığımızı hissederiz. Oğlu ayağını çarptığı için ağlamaktadır. Baba oğluyla aynı hizaya kadar eğilir ve ayağını vurduğu yeri göstermesini isterken “ oğlum çok mu acıyor ? Öpeyim geçsin” der ve acıyan yerini öperse empatik tepki vermiş olur. DİNLEYİN: “Büyük insan dinlemeyi bilendir.’’ S . A . HELPI “Konuşmakla hiç bir şey öğrenemeyiz, ama sorup dinlemekle öğrenmenin sınırı yoktur. David J. SCHWARTZ “ İnsanlarla iyi geçinmek ve onların arkadaşlığını kalıcı biçimde kazanmak için yeryüzündeki belki en etkin mekanizma, başkalarının duygularını paylaşarak, anlayışlı bir şekilde dinleyebilme becerisidir.” Oliver Wendell HOLMES Eğer insanlarla etkili bir iletişim kurmak istiyorsanız; insanların ne istediğini, neye gereksinim duyduğunu ve ne olduklarını bilmek zorundasınız. Onları anlamanın yolu dinlemektir. Dinlemek yöneticinin kullandığı bir iletişim biçimidir. Kötü dinleyicilik yanlış anlamalara, söylentilere, insanların kızgınlaşmasına, çatışmalara yol açar. Dinlemek değer ve saygı ifade eder Başkalarının anlattıklarına ilgi göstermediğiniz her durumda, kendilerine değer vermediğiniz mesajını göndermiş olursunuz. Ama söylediklerine kulak verdiğinizde onlara saygı gösterdiğiniz, onları umursadığınız anlaşılır. Birini dinlemek ona gösterdiğiniz en üst düzeyde saygıdır. Filozof Poul Tillich’ in dediği gibi; “Sevginin ilk görevi dinlemektir.” Sabırla dinleyerek ona şöyle diyebilirsiniz. “Sen, dinlemeye değersin”. Onun kendisine duyduğu değeri arttırmış olursunuz. Zira her insan “söylemeye değer bir şeyi olduğunu” düşünmekten hoşlanır. Sadece Dinlemekle yetinmeyin Onu Konuşturun Dinlerken sadece söyleneni dinlemekle yetinmeyin, konuşan kişiyi konuşması için yüreklendirin. Kendisi, görüşleri, başarılarını, ailesini,işi, problemleri hakkında konuşmaya teşvik edin. İnsan bir olayı anlatırken, sadece dış dünyada olup biten bir söz etmez. İster istemez kendinden de söz eder. Eğer dinlemesini bilirsek kişinin söylediği şeylerden o kişinin nasıl biri olduğunu az çok çıkarabiliriz. Bu da bize o kişiyle olan ilişkilerimizde hata yapmamamızı sağlayacaktır. Dinlemek bilgiyi arttırır Ayrıca dinlemek sizi zenginleştirir. İyi dinleme yeteneğini ne kadar erken geliştirir ve kullanmaya devam ederseniz, başarmak için gerekli bilgiyi de daha kolay toplarsınız. SAĞIR BİR KULAK KAPALI BİR ZİHNİN KANITIDIR Dinlemek ilişkiler kurar İyi dinleyici olmak insanları size çekecektir. Herkes iyi dinleyen bir insanı sever ve çekimine kapılır. Dinlemek fikir üretir. Yeni, değişik fikirler, sorunları çözmek için yeni yollar bulmanıza, kurumunuzu geliştirecek yeni ürün ve süreçler ortaya çıkarmanıza ve yeni yöntemler bulmanıza, kişisel olarak gelişip yükselmenize yardımcı olacaktır. Başkalarını her zaman dinlerseniz, yeni fikirler bulmakta zorlanmazsınız. İnsanlara fikirlerini paylaşmak için fırsatlar veriyor ve dikkatle dinliyorsanız, her zaman yeni fikirlere ulaşırsınız. Karşınıza bir sürü işe yaramaz fikirler gelse bile, sadece dinlemek bile sizde ve başkalarında üretici düşünceler uyandıracaktır. Dinlemek sadakat sağlar İnsanları dinlemezseniz bu durumda daima istekli başka birini bulurlar. Eşler, iş arkadaşları, çocuklar veya dostlar, ne zaman dinlenmediklerini fark etseler, kendilerini dinlemeye istekli birilerini bulma arayışına girerler. Böyle bir durumun sonuçları da bazen felaket olur. Dostluklar veya evlilikler biter, iş yerinde otorite boşluğu doğar veya ana-babanın etkisi azalır. Onları sürekli dinleyip, kendilerine söylediklerine değer verirseniz, size sadık kalacaklardır. Kadın: Sevgilim, bugün tesisatçı su ısıtıcısındaki çatlağı tam zamanında tamir etmedi. Koca: Hı-Hı.. Kadın: Böylece boru patladı ve bodrum katını su bastı. Koca: Sessiz ol. Üçüncü atak, şimdi gol olacak. Kadın: Bazı kablolar ıslandı ve köpeğimiz neredeyse elektrik çarpmasından ölüyordu. Koca: Oh, olamaz ! Açıkta bir adamları var. Bas! Geç onu! Kadın: Veteriner bir hafta içinde iyi olacağını söyledi. Koca: Bana yiyecek bir şeyler getirir misin? Kadın: Sonunda tesisatçı geldi ve borumuzun patlamasına sevindiğini söyledi. Böylece kazandığı parayla tatile çıkabilmiş. Koca: Beni dinlemiyor musun? Aç olduğumu söyledim. Kadın: Seni terk ediyorum. Tesisatçıyla yarın Acapulco’ya uçuyoruz. Koca: Dırlanmayı kesip bana yiyecek bir şeyler getiremez misin? Tüm sorun kimsenin beni dinlememesi. Dinlemediğimiz zaman kendimize verdiğimiz zarar, karşınızdakine verdiğiniz zarardan daha fazladır. Cüzzamında titrediğim bir şehrin Çıkmaz sokaklarındayım şimdilerde Parmaklarımda telaşlanmış meleklerin ateşten kadehlerini dizerken O maviliklerden düşüyorum ateşe... Üşüyorum.... Bir mumum titreyen alevinde Ve bir kelebeğin kısacık ömründe Senin için yazdığım her dizeyi Bir çınarın uzun soluklu hayatında beklettim... Bilirim ki sen Şiiri en demlisinden seversin... Yani sen benim Her şiirde İmgelerce İçtiğimsin... ... €bru Cevapla Alıntı ile Cevapla Blogla Teşekkür et -------------------------------------------------------------------------------- + Konuyu Cevapla Bilgilendirme Mesajı. Cancel Changes Hızlı Cevap Aşağıda belirtilen hatalardan biri oluştu.Evet . . Lütfen bekleyiniz... Yazmış olduğunuz Cevap kayıt ediliyor. .« Önceki Konu | Sonraki Konu » Bu Konu İçin Etiketler Etiketleri Düzenle Yok. Etiket Bulutuna Bak Yetkileriniz Konu açma yetkiniz var. Mesaj gönderme yetkiniz var. Eklenti yükleme yetkiniz var. Mesajınızı değiştirme yetkiniz var. BB code is Açık Smileler Açık [IMG] Kodları Açık HTML-Kodu Kapalı Forum Kuralları İkiz Forum – Sahte KimliğinizYukarı Git.Forum Saati: 20:31. Zaman dilimi GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Powered by vBulletin™ Version 4.0.2 Copyright © 2010 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
![]() |
| Etiketler: beklentilerini, bilin, davranin, gore, insanlarin, ona |
| Etiketler |
| beklentilerini, bilin, davranın, göre, insanların, ona, ve |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Peyami Safa'ya Göre Türk Dili / Türkçenin Sorunları - Çözüm Önerileri | deniz | Türk Dili ve Edebiyatı | 0 | 18.04.10 17:49 |
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.3 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Protected by coders Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2 Webcrawler by coders CodersForum Her Hakkı Saklıdır |
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
|