![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
System developer
¹°¹³²¹³ °¹²³¹³³² °¹¹°¹°¹°¹ ![]() Üyelik tarihi: Apr 2010
Bulunduğu yer: 67
Mesajlar: 15,105
![]() |
Bugün de akşam oldu, bugün de birikti içimde bana ait onca şey........................................
Kim bilir, kaç kez lanetledim kendimi odamda........................................ Kalbim eksikti, kalbim korkaktı, kalbim yanlışlarla doluydu........................................ Hiçbir zaman ezenlerin yanında olmadım........................................ Söz geçiremediğim bir yanım var, iyi kalpli kaderim gibi........................................ Bazen ansızın, nasıl olduğunu bilmeden kendime sımsıkı sarılırken bulmuşumdur kendimi........................................ Dışarıdaki sevginin içimdeki sevgiyle hiçbir yakınlığı yoktur........................................ Beni dışarı, yanlarına çağırdıkları zamanları iyi bilirim; onların, o sahte kibarlıklarını........................................ Hiç anlayışın, inceliğin, özgürlüğün saati biter mi?........................................ Sevgiye sahip olunabilir mi hiç, inceliğe, anlayışa........................................ Ezilenlerse durmadan özlerler........................................ Ezilenlerin hayatına çok yaklaştığım günler oldu........................................ En dipte, her şeye muhtaç, umutsuz olduğum anlarda gördüm yüzümdeki yanmış yüzü........................................ Ama bir andı bu; beni oradan ailem, aldığım eğitim, ait olduğum sınıf çıkardı........................................ Yoksullar, en alttakiler, ezilenler gibi olmasa bile, özledim, biliyorum........................................ Ne hayatı soluksuz bırakan ezenlerdendim ne de hayatın tam ortasındayken avuçlarındaki yanmış yüzlerini hasretle seyreden ezilenlerden........................................ Yarı açık bir kapı vardı yoksulluğumla aramda; yarı açık bir kapı vardı hayatın o korkunç yüzüyle aramda........................................ Ne ezendim, ne ezilendim........................................ Bugün evlatları hücrelere atılmasın diye ölüm orucuna başlayan anneleri ziyaret ettim........................................ Ölüm orucundaki annelerden Şükran Ağdaş'ın oğlu İrfan'ı, Kurtuluş Gazetesi'ni satarken ve daha lise talebesiyken, polis vurup öldürmüştü........................................ Şükran Ağdaş, Bilgesu Erenus'un evinin küçücük bir yerden deniz gören penceresinin kenarında oturmuş ölümü bekliyordu........................................ Anneler ölüyor ama hayatın umurunda değil, bu........................................ Ama öyle ya da böyle, anneler yavaş yavaş ölüyor........................................ Evlatları için ölen anneleri görünce acıyan sevgimi hatırlarım, kimi sevsem tıpkı hayat gibidir........................................ İnanmışımdır, bağlanmışımdır, her şeyimi adayacak kadar sevmişimdir ama o; o sevgili bundan çok uzaktadır, ben ona bütün ömrümü adamışımdır ama o bunun hiç farkında değildir........................................ İşte, hayat gibidir o sevgili........................................ Ben onu özlerken, ondan, herkesten ve her şeyden hızlı koşmuşumdur........................................ Hayattır, içimdeki sevgiyi acıtan........................................ Hayattır........................................ |
|
|
|
![]() |
| Etiketler: anneler, denizi, luyor, zleyen |
| Etiketler |
| anneler, denizi, ölüyor, özleyen |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Forum | Yasal Uyarı |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.3 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Protected by coders Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2 Webcrawler by coders CodersForum Her Hakkı Saklıdır |
Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
|